DOĞAL ÖSTROJENLER VE FAYDALARI

1)DOĞAL ÖSTROJEN NELERDE BULUNUR?

Doğal östrojen içeren besinlerin başlıcaları; adaçayı, soya fasulyesi,Civan perçemi,anason, maydonoz,kızılderili otu ve çuha çiçeği yağıdır.  Adaçayı içerdiği doğal östrojen ile ateş basması, gece terlemeleri gibi menopoz şikayetlerinde etkilidir.Soyadan elde edilen ve doğal östrojen olan isoflavonlar, menopoz şikayetlerini hafifletiyor.Doğal östrojen kaynağı olan civan perçemi menopoz şikayetlerinin giderilmesinde çok etkilidir.Doğal östrojen içeren anason, menopoz sıkıntılarının yanı sıra uyku bozuklukları, gaz kolit, hazımsızlık şikayetlerine iyi gelmektedir.Doğal östrojenler içeren maydanoz menopoz şikayetlerini gidermek için etkilidir. Doğal östrojen içeren kızılderili otu kadınların menapoz dönemine geldikten sonra birtakım rahatsızlıklarını gidermek için bu bitkiyi kullandıkları bitkidir.Bu bitki Türkiye’de de bulunmaktadır. Bu besinlerin tüketilmesi dışarıdan alınabilecek doğal östrojenin alımının en sağlıklı ve en uygun yöntemidir.  Ciddi durumlarda doktorunuza danışmalı ve doktorunuzun verdiği bilgiler doğrultusunda tedavi olmalısınız.

adaçayı

2)DOĞAL ÖSTROJEN NE İŞE YARAR?

Kadınlık hormonu olan Östrojenin kadınların hayatında çok önemli bir yeri vardır. Erkeklerde de bulunur fakat kadınlarda östrojen hormonu azlığı çok ciddi hastalıklara sebebiyet verebileceğinden doğal östrojen kaynakları bilinmeli ve tüketilecek östrojen seviyesinin artması için takviye yapılmalıdır.Östrojen hormonunun azalması menopoza davetiye çıkarır. Kadınlar, menopoz ile birlikte şimdiye kadar alışık olmadıkları sıkıntılı bir döneme girerler.Ancak, östrojen açığı, doğal ve bitkisel preparatlarla kapatılabilir. Östrojen hormonu içeren bitki ve gıdalar mevcuttur. Yani doğal östrojenler dışarıdan vücuda besin yoluyla alınarak östrojen eksikliği görülen bireylerde östrojen takviyesinin yapılmasında en sağlıklı yöntemdir.Doğal östrojenlerin saglık acısından vücuda etki edebileceği bir zarar yoktur. Örneğin, soyadan elde edilen doğal östrojen normal östrojene göre yan etkileri çok daha düşüktür. Kanser riski yok denebilecek kadar azdır. Soya ile  beslenen toplumlarda meme kanserine pek rastlanmadığı yapılan araştırmalar sonucunda tespit edilmiştir. Soyanın yanı sıra doğal östrojen içeren bitkisel preparatlar, bitkisel çaylar ve otlar tüketmek yararlı olabilecek doğal östrojen içeren kaynaklardandır.Bunların yanında kalsiyum, magnezyum ve çinkonun vücuda alınması gereklidir.

3)DOĞAL ÖSTROJENİN FAZLASI NELERE YOL AÇABİLİR?

Östrojen fazlalığı en sık yumurtalık faaliyetlerinin bozulması sonucu gelişir. Polikistik over hastalığı dediğimiz sendromda düzenli aylık yumurtlama yoktur ve kısırlık görülebilir. Overler östrojeni fazla salgılarsa armut tipi şişmanlık başlar, yani kalçalarda yağ birikir, selülitlerde fazlalaşma olur.Östrojen fazlalığı durumunda kalça ve bacakları kalın orantısız bir vücut açığa çıkar. Fazla östrojenin en kötü sonucu kanser hücrelerini uyarmasıdır. Östrojen hap olarak alınsa da vücut kendi kendine aşırı salgılama yapsa da fazlası kanseri tetikleyebilir. Östrojen düzeyinin kanda yüksek olması rahim ve meme kanseri için direk bir risk faktörüdür. Östrojen fazlalığı yağ dokusunun miktarını arttırır. Artan yağ dokusunda daha fazla testosteron östrojene çevrilir, bu da yağ dokusu miktarını daha da artırır. Sonuçta bir kısır döngü oluşur. Daha fazla östrojen daha fazla yağ; bu da yine daha fazla östrojen demektir. Sonuçta hücreler uyarılır ve vücutta kadınlık organlarında kanser gelişimi başlayabilir. Östrojen fazlalığı vücudun su ve tuz tutmasına neden olur. Yüz yuvarlaklaşır, el ve ayaklarda şişlik ve ödem gelişir. Östrojen fazlalığı bacak damarlarının tıkanmasına, akciğere pıhtı kaçmasına, safra kesesinde taş oluşmasına ve tansiyonda artışa sebep olabilir. Bu nedenle  kadınların östrojen seviyelerine hayat boyu dikkat etmeleri ve ciddi hastalıklara sebebiyet vermemesi için bilinçli olmaları gerekmektedir.

4)KİMLER DOĞAL ÖSTROJEN İÇEREN BESİNLER TÜKETEBİLİR?

Östrojen hormonu kadınların adet döngülerinde önemli bir rol oynayan steroid hormondur. Bu hormon hem kadında hem de erkekte bulunmakla beraber üreme çağında ki kadınlardaki oranı çok daha yüksektir. Östrojen hormonu kadınlarda göğüslerin gelişimini sağlar ve kadınların adet döngüsüyle yakından ilişkili olan endometriumun kalınlaşmasını sağlar.Östrojen hormonun eksikliğinde kadınlar erken menopoza girer ki bu kadınlarda birtakım psikolojik problemlerin oluşmasına neden olur. Östrojenin yokluğunda meme başlarında küçülme, vajinada kuruma ve bundan dolayı ciltte kırışmalar, saçlarda dökülme görülmektedir.Adet gören her bayanın östrojen alımına dikkat etmesi gerekmektedir. Menapoz döneminde de östrojen hormon seviyesi düşer. Östrojenin eksikliği saç dökülmesine, ciltte kırışıklığa, cinsel ilişki sırasında ağrıya, göğüslerde küçülmeye, vajinada kuruluğa, cinsel ilişkiden zevk almamaya ve cinsel isteksizliğe yol açar. Östrojen eksikliği kadını erken menapoza sokar. Terleme, sıcak basması ile psikolojik sorunlar yaşanır. Östrojen hormonu hem erkekte, hemde kadınlarda bulunur. Üreme yaşındaki kadınlarda, östrojen hormonu seviyesi en üst düzeydedir.Çuha çiçeği , maydanoz, anason, kızıldereli otu, soya fasülyesi, civan perçemi, adaçayı ve nane östrojen içeren bitkilerdir. Bu doğal östrojen içeren besinlerin alımı özellikle bayanlar için östrojen seviyesinin artmasında çok yardımcı olacaktır.

5)ÖSTROJEN AZLIĞINI GİDERMEK İÇİN HANGİ BESİNLERİ TÜKETEBİLİRİZ?

Östrojen besinlerle dışarıdan da alınabilir. Doğal östrojen içeren besinlerin alımı östrojen eksikliğinin giderilmesinde dışarıdan yapılabilecek en uygun takviye yöntemidir. Doğal östrojen içeren besinlerin başlıcaları; adaçayı, soya fasulyesi,civan perçemi,anason, maydonoz, kızılderili otu ve çuha çiçeği yağıdır.  Adaçayı içerdiği doğal östrojen ile ateş basması, gece terlemeleri gibi menopoz şikayetlerinde etkilidir.Soyadan elde edilen ve doğal östrojen olan isoflavonlar, menopoz şikayetlerini hafifletiyor.Doğal östrojen kaynağı olan civan perçemi menopoz şikayetlerinin giderilmesinde çok etkilidir.Doğal östrojen içeren anason, menopoz sıkıntılarının yanı sıra uyku bozuklukları, gaz kolit, hazımsızlık şikayetlerine iyi gelmektedir.Doğal östrojenler içeren maydanoz menopoz şikayetlerini gidermek için etkilidir. Doğal östrojen içeren kızılderili otu kadınların menapoz dönemine geldikten sonra birtakım rahatsızlıklarını gidermek için bu bitkiyi kullandıkları bitkidir.Bu bitki Türkiye’de de bulunmaktadır.

anasonnnnnnnmaydonoz

 

KARPUZ VE FAYDALARI

1)KARPUZ NASIL BİR MEYVEDİR?

Karpuz sulu içeriği ile yaz aylarının vazgeçilmez meyvesidir. Çoğumuzun sevdiği karpuz yazın bol miktarda tüketilmektedir. Fakat karpuz hakkında bir çok yorum yapılır, karpuz zayıflatır, karpuz peynir ile tüketilmez, karpuz şekeri yükseltir, yasaktır diyette tarzında bir çok bilgi kirliliği mevcuttur.İçerdiği su oranı ile susuzluğu gideren karpuz,daha çok sıcak iklimlerde yetişen sarı renkli çiçekler açan iri meyveli bir bitkidir.Olgunlaşmış karpuz taze olarak yenir. Karpuzun keleklerinden ise turşu yapılır. Bala zencefil eklenip karpuzla yenirse balgamı sökmeye yardımcı olur.Karpuzdan en iyi şekilde faydalanmak için yemeklerden önce olan ara öğünde  ve mümkün olduğunca kabuklarının iç kısmı ile birlikte yemek daha faydalıdır.

karpuz

2)KARPUZUN FAYDALARI NELERDİR

Karpuz güçlü bir antioksidan olup, kolesterolün okside olup kan damarlarında birikmesini engellemektedir.Vücuda zindelik ve ferahlık verir. Likopenden zengin olmasından dolayı prostat kanserine karşı koruyucu etki göstermektedir.Astım ataklarının azalmasına yardımcı olur.Karpuz iyi bir lif kaynağıdır, karpuzun çekirdekleri bağırsak hareketlerini düzenlemeye yardımcı olur ve bağırsak kanserini önlemede rol oynayan karpuzun çekirdeklerinin  içinde bulunan cucurbocitrin adlı madde ile kan basıncını düşürmeye ve böbrek fonksiyonlarının düzenlenmesine yardımcı olmaktadır.İçeriğinde bol miktarda bulunan laykopen maddesi nedeniyle, kansere karşı koruyucu özellik göstermektedir. Laykopen maddesi ise antioksidan özelliği sayesinde, serbest radikaller denilen zararlı toksinlerin sağlıklı doku ve organlara bağlanmasını engeller. Laykopen, doku ve organlara bağlanarak zararlı maddelere karşı koruma sağlar. Bu nedenle karpuz, kansere karşı koruma sağlayan en önemli besinlerden biridir.

3)KARPUZUN BESİN DEĞERİ NEDİR?

Yaz meyvelerinin vazgeçilmezi olan karpuz içeriği ve besin değerleri ile de oldukça faydaya sahiptir. Yazın sıcak günlerinde içinizi serinleten karpuz, besin değerleri, antioksidanları, vitaminleri ve mineralleri bakımından eşsiz bir meyvedir.150 gram karpuzun %92’si sudur. 12 gram karbonhidrat, 1 gram protein ve %2 lif içerir. A, C ve  B1 vitaminleri içermektedir. Potasyum açısından zengindir. Ayrıca enzimler, organik asitler ve doğal şeker içerir ama her şeyden önce antioksidanlar açısından son derece zengindir.Karpuz; C vitamini ve likopen, beta-karoten, lutein, zeaksantin ve kriptoksantin gibi antioksidan flavonoidlerin mükemmel bir kaynağıdır. Bu güçlü antioksidanlar yaşlanma ve hastalık önlemede önemli bir koruyucu olarak kabul edilir, serbest radikallere karşı vücudumuzu savunmamıza yardımcı olmaktadır.

karpuzz

4)KARPUZ NASIL TÜKETİLMELİDİR?

Karpuz su oranı çok yüksek ve yaz aylarında bol miktarda tüketilen bir meyvedir. Karpuz tüketilirken dikkat edilmesi gereken nokta uygun porsiyon miktarına göre tüketmektir. 1 ince ay dilim karpuz bir porsiyona meyveye karşılık gelmektedir. Beslenme şekline göre karpuz tüketimi bireyler Arasında farklılık gösterebilir.Fakat karpuz tüketimi gün içerisinde sadece tüketmemiz gereken meyve porsiyonuna Karşılık gelecek şekilde olmalıdır. Yani sadece karpuzla beslenmek çok yanlıştır. Sadece Karpuz-peynir-ekmek yiyerek yapılan diyetler yanlıştır.Sizi tok tutmayan bu menü yanlış bir şeker tüketimi olduğu için kilo almanıza bile neden olabilir.Yemeklerden iki saat sonra bir ay dilimi karpuz yiyebilirsiniz.Eğer yanında peynir tüketmek istiyorsanız, bir ince dilim  büyüklüğünde yağsız peynir ile ekmek olmadan ara öğün olarak tüketebilirsiniz. Karpuz peynir tüketmek  ana ögün degil  ara öğün olmalıdır.Karpuzla yaptığınız ara öğünlerinizde 1 ince ay dilim karpuzu geçmeyiniz.

karpuz peynir

5)KARPUZ KİLO ALDIRIR MI?

Sağlıklı zayıflamanın değişmeyen ve en doğru olan tek yolu, dengeli beslenmek ve düzenli hareket etmektir. Dengeli beslenmek tüm besin gruplarından azar azar yiyerek beslenmektir. Bu yüzden bütün gün sadece karpuz peynir yediğinizde, demir, çinko, magnezyum, omega3, folik asit tiamin ve daha birçok besin ögesini yetersiz almış olursunuz. Karpuz su oranı yüksek olduğu için mideyi şişirir, serinletir ve düşük kalorilidir. Tok tutarak kolay bir zayıflama yolu gibi görünür.
Ancak aşırı tüketimi şeker içeriği sebebiyle doğru değildir. Sağlıklı bir bireyin günlük 2-3 porsiyon meyve tüketmesi yeterlidir. Bu meyve seçimini tamamı karpuz olacak ise günlük 3 dilim karpuz yeterlidir. Günlük tüketilmesi gereken meyve porsiyon miktarını aşacak şekilde karpuz tüketimi olursa kilo almalara sebep olabilir. Bu nedenle karpuzu tüketirken porsiyon miktarına uygun ve ara öğün olarak tüketmeliyiz.

5)KARPUZ ZAYIFLAMA DİYETİNDE KULLANILABİLİR Mİ?

Karpuzun içinde bol vitamin, mineral ve antioksidan var, bol bol yemeliyim zayıflarım düşüncesi yanlış bir düşüncedir veya bütün gün karpuz – peynir – ekmek tüketeyim zayıflarım düşüncesi de çok sağlıksız ve doğru olmayan bir düşüncedir. Karpuz zayıflama diyetinde kullanılabilir fakat porsiyon miktarına uygun olduğu sürece ve ara öğün olarak tüketilmelidir.Kilo vermek için diyet yapıyorsanız şekerinizin düştüğü ve bu nedenle midenizin kazınmaya başladığı anlarda 1 adet karpuz dilimi iyi bir atıştırmalık olabilir. Özellikle ara öğün olarak porsiyon miktarına uygun tüketildiğinde  hem susuzluğunuzu gidermeye yardımcı olur hem de hazmı kolaylaştırır.Karpuza kırmızı rengini veren laykopen kalp hastalıklarından yaşlanmanın ciltte görülen etkilerinin yavaşlatılmasına kadar pek çok faydaları bulunan bir antioksidandır. Ancak fazla karpuz yemek, günlük olarak önerilen likopen miktarının aşılmasına neden olacağı için bazı mide sorunlarına yol açabilir. Şişlik, mide bulantısı, gaz bu sorunlardan bazılarıdır.Hiç yağ ve kolesterol içermeyen karpuz aynı zamanda önemli bazı vitaminler bakımından iyi bir kaynaktır. 100 gram karpuz; günlük A vitamini ihtiyacının %11’ini, C vitamini ihtiyacının %13’ünü ve B6 vitamini ihtiyacının %2’sini karşılar. Karpuz vitamin ve mineral acısından oldukça zengin bir meyvedir fakat tüketilmesinde dikkat edilmesi gereken en önemli nokta porsiyon miktarına uygun olarak tüketilmesidir. Ayrıca şeker hastalarının karpuz tüketimi konusunda hassas ve dikkatli olmaları gerekmektedir. Karpuz bol miktarda su içermesine rağmen içerisinde bulunun fruktoz miktarı bakımından diyete uygun saatlerde ve düzende porsiyon miktarı ayarlanarak tüketilmelidir.

KAVUN VE FAYDALARI

1)KAVUN NASIL BİR MEYVEDİR?

Kavun latincede melon,muskmelon ve cucumis melo olarak bilinmektedir.Kavunun doğal yetiştiği yer Orta Asya’dır.Dünyanın tropik ve ılıman iklimlerinde yetiştirebilmektedir.En lezzetli verimi kavun olgunlaşmadan ham iken koparıldığında turşu için kullanılmaktadır.Kavun genellikle yaz aylarında yetişir.Kavunun tamamen olgunlaştığını tatlı aromasından ve kanarlarındaki yumuşaklığından anlarız. Kavunun çok naif bir kokusu vardır. İçinde yumuşak ve beyaz çekirdekleri olan kavun, yassı ve genelde sarı ve yeşil renklerdedir.Kavunun naif kokusu ve hoş tadı yanında sağlık açısından da bir çok faydası vardır. İçerdiği yüksek derecede vitamin ve besinler yardımıyla sağlıklı bir yaşam için katkı sağlar.  Kavun A, B ve C vitaminleri açısından çok zengindir. Bunun dışında bol miktarda B vitamini kompleksi içerir B1 ( tiamin), B3 (niasin) B5 (pantetokin asit) ve B6 (pridoksin) vitaminlerini içermektedir. Bunlara ek olarak E ve K vitaminlerini de içermektedir.

kavun

2)KAVUNUN FAYDALARI NELERDİR?
Kavun B vitamini,iyot ve brom içermektedir.Brom,iyot ve B vitamini kanın temizlemesini ve uykuda rahatlık sağlamaktadır.Rahatlatıcı etkisi olduğu içinde sinirleri kolayca yatıştırmaktadır.Ancak sindirimi karpuza göre daha zordur.Kavun,karpuza göre daha fazla şeker içermektedir. Vücuttaki şeker oranında oldukça yükselme yapabilir.
Şeker hastalığı gibi hastalıkları olanlar ölçülü  diyetlerine uygun porsiyon miktarında tüketilmelidir.Hazmı kolaylaştırmaktadır.Hemoroid hastalığına da iyi geldiği bilinmektedir.Böbrekler için doğal bir temizleyici görevini görmektedir.Cildiniz güzelleştirerek nemlendirilmesini yardımcı olur ve tazeler.Zinde olmanızı sağlar ve vücudunuzu serinletir.Çekirdekleri ezilerek yeterli miktarda su ile kaynatılıp içildiğinde öksürüğe iyi gelmektedir.Kansızlığa iyi gelir.Çekirdekleri tüketildiği zamanda iç yaralara iyi geldiği bilinmektedir.Yanık tedavilerinde yaraya konulan kavun ağrıyı ve acıyı hafifleterek iyileşmeyi hızlandırır.
3)KAVUNUN BESİN DEĞERİ NEDİR?
Büyük yapraklı, sarı çiçekli, sürüngen bir bitki olan kavun sulu ve kokuludur.Yaz aylarının vazgeçilmez meyvelerinden olan kavun bol miktarda su içermesinin yanında yoğun olarak A ve C vitaminleri ile brom, iyot, potasyum mineralleri içermektedir. Sinir sistemine olumlu etkisi bulunmaktadır. Kansere karşı koruyucudur. Şeker yani karbonhidrat içeriği yüksektir bu nedenle kan şekerini ani yükseltebilir. Şeker hastalığı olan bireylerin kavun tüketimini diyetlerine uygun tüketmeleri gerekmektedir.Şeker hastalığı olan bireyler de normal bireyler de kavunu ara öğün olarak tüketmeli ana yemek olarak tüketmemelidirler. Tek tip beslenmeyle beslenip kilo verme gibi bir durum söz konusu değildir kavun ana öğün yerine geçmemektedir. Kavun böbreklere iyi gelir, hazmı kolaylaştırır ve bağırsakların temizlenmesine yardımcı olur.Bir dilim (270 gram ) kavun 70 (kcal) kaloriye denk gelmektedir. Ara öğünlerinizde bir dilim kavun olacak şekilde porsiyon miktarınızı ayarlamanız hem şekerinizin yükselmemesi bakımından hem de kilo almamak için en doğru miktardır.
4)KAVUN NASIL TÜKETİLMELİDİR?
Kavun taze olarak yenir. Ayrıca kabukları ve çekirdekleri kullanılmaktadır.Kavunun şeker içeriği yüksektir bu sebepten dolayı özellikle şeker hastaları kavun yerken dikkatli olmalıdır. Şeker hastaları da kavun yiyebilir fakat diyetlerine uygun ara öğünlerinde porsiyon miktarına uykun tüketmelidirler. Normal bireyler de günlük tüketmeleri gereken porsiyon miktarını aşmamak kaydıyla ara öğün olarak tüketebilirler. Ayrıca  kavunun  çekirdekleri dövülüp suda kaynatıldıktan sonra elde edilen su içilirse göğüs ağrısı ve öksürüğe iyi gelir. Yanıklara kavun konursa ağrıyı hafifletir ve iyileşmesini hızlandırır.Cilt bakımı için de faydalı bir besin olan kavun, ezilip soğuk süte eklendikten sonra yüze sürülürse cildi nemlendirir. Özellikle kuru ciltlere çok faydalıdır.Kavun tam olarak olgunlaşmadan yenmemelidir.
kavunnn
5)KAVUN KİLO ALDIRIR MI?
Yaz deyince akla ilk gelenlerden biri karpuz ve kavundur. Birbiriyle ve peynirle beraber anılan bu ikiliden karpuzun yüksek su, düşük kalori içeriğine sahiptir.Kavun da karpuz gibi kabakgil sebzeler grubu dahilinde, su içeriği yüksek, enerji içeriği düşük bir besindir. Karpuzdan enerji ve şeker içeriği yüksek, su içeriği düşüktür. Buna karşın A,B ve C vitaminleri, çeşitli vitamin öncüleri ve mineralleri içermektedir. Yağ içeriği yok denecek kadar azdır ve su içeriği yüksek olduğu için metabolizmayı hızlandırır ve bağırsakları temizler. Özellikle terleme ile sıvı kaybının yoğun olduğu yaz döneminde hafif bir yiyecek olması ve su ihtiyacını karşılaması sebebiyle  tercih edilecek  sağlıklı meyve seçeneği olabilir. Kavunun bu özelliklerine Karşın kilo almamak için dikkat edilmesi gereken tek nokta  beslenmenize uygun porsiyon miktarına göre tüketmenizdir. 1 porsiyon kavun yaklaşık 1 ince ay dilime karşılık gelmektedir. Unutmamamız gereken en önemli konu uygun porsiyon miktarını aşmadan ara öğünlerde tüketmenizdir. Kavun şeker içeriği yüksek bir meyve olduğundan porsiyon miktarını aşmak kilo alımına sebebiyet verebilir.
6)KAVUN ZAYIFLAMA DİYETİNDE KULLANILABİLİR Mİ?
Kavunun içinde bol vitamin, mineral ve antioksidan var, bol bol yemeliyim zayıflarım düşüncesi yanlış bir düşüncedir. Genellikle bol bol yerim bol miktarda su içeriyor kilo almam diyerek uygun porsiyon miktarından fazla tüketim yaparsanız içeriğindeki şeker miktarından dolayı aksine kilo almanıza sebep olabilir. Kavun zayıflama diyetlerinde ara öğün olarak bireye uygun porsiyon miktarı ayarlanarak verilebilir. Yeterli ve dengeli olarak tüketilirse zayıflama diyetlerinde yer alması mümkündür ve bir sakıncası yoktur. Fakat normal bireylere göre şeker hastalarının kavun tüketimi konusunda daha hassas olmaları gerekmektedir. Kavunun yüksek seker içermesi sebebiyle seker hastalarında porsiyon miktarının aşımı uygun olmaz.Sağlığım daha güçlü olsun çok meyve yersem kolay zayıflarım diye düşünürseniz aksine kilo alırsınız.Bu özellikle insülin direnci olanlar için önemli bir bilgidir. Fruktoz, her meyvede bulunan doğal meyve şekeridir ve kavunda yüksek oranda bulunmaktadır.Sağlıklı bir yetişkinin günde 15-20 gramdan fazla fruktoz almaması gerekir. Bu bilgiler Işığında kavun tüketimi sizin beslenmenize uygun olacak şekilde olursa kilo almadan sağlıklı bir şekilde tüketebilirsiniz.Özetle;meyve yerken de, taze sıkılmış meyve sularını tüketirken de, kuru meyve atıştırmalıklarından istifade ederken de bedeninizi “fruktoz patlaması ” altında tutmamaya dikkat edin.

PATLICAN VE FAYDALARI

PATLICANIN ÖZELLİKLERİ NELERDİR?
Patlıcan mor renkli bir sıcak iklim meyvesidir.Soğuk havayı sevmez ve sıcaklık -2,-3 olduğunda hemen ölür.Düşük sıcaklığa karşı dayanıksızdır. Patlıcanın anavatanı Hindistandır.Hindistan’dan  Afrika’ya sonra Doğu Akdeniz’e ve Avrupa’ya getirilmiştir. Avrupa’ya getirilmesi 16. yy’da İspanyollar tarafından gerçekleştirilmiştir.Avrupa’ya ilk getirilişinde süs bitkisi olarak kullanılan patlıcan daha sonra yaş bitkiler Arasında yerini dünyada 6. Sırada almıştır.Patlıcanın  fazla bir besin değeri içermediği gibi yanlış bilgiler vardır;meyvesinde yağ, karbonhidrat ve protein miktarları gözardı edilebilecek değerlerde olduğu düşünülse de çok faydalıdır. Türkiye’de daha çok imambayıldı, karnıyarık yemekleri ve kızartması şeklinde tüketilir. Ayrıca salatası da yapılır.
Patlıcanın kabuğunda aynı zamanda nikotin de bulunur. Bitki bunu, bitki yiyen böceklere karşı kendini savunmak için üretir. Ancak patlıcanın içerdiği nikotin miktarı, insan vücudu için zararlı olabilecek miktarlarda değildir.Kalori değeri düşük bir besin olan patlıcanda A, C ve B vitaminleri ile kalsiyum, fosfor ve demir mineralleri bulunur.
patlıcan
PATLICANIN FAYDALARI NELERDİR?
Patlıcan düşük kalorili, yüksek lifli bir besindir. Patlıcanın faydaları pek bilinmemekle beraber çok yanlış bilgiler vardır. Antioksidan içeriği yüksektir bu sayede kanserden koruyucu ve vücut direncini arttırıcı etki gösterir. Patlıcanın en buyuk özelliği sinirleri yatıştırmasıdır. Kalp carpıntısını  giderir.Bağırsakları yumuşatır ve idrar söktürür. Kandaki kolesterol seviyesini düşürür ve damar tıkanıklığına iyi gelir. Karaciğer ve pankreasın çalışmasını düzenler. Böbrek ağrılarını ve yanmasını azaltır. Basura iyi gelir. Kilo vermeye yardımcıdır. Magnezyum, kalsiyum, C vitamini, niasin ve B grubu vitaminlerini bulundurur. Özellikle patlıcanın diş kabuğunda bulunan  nasunin adi verilen fitokomyasal Hücre hasarının önlenmesi ve vücudun kansere karşı korunmasında etki göstermektedir.
KİMLER PATLICAN TÜKETEBİLİR?
 Patlıcan böbrek taşı ya da safra kesesi taşı olan bireyler hariç tüm bireyler tarafından rahatlıkla tüketilebilir. Düşük şeker ve kalori içermesi sebebiyle şeker hastalarının patlıcanı tüketmesi olumlu etki sağlayacaktır. Diyet yapanlar için düşük kalorili ve yüksek lifli bir sebze olması bakımından patlıcan tüketmek kilo vermeye yardımcı olur. Kabızlık problemi yasayan bireylerde bağırsakları yumuşatmaya yardımcı olmasından dolayı tüketimi tercih edilebilir. Kansızlık yaşayan bireylerin patlıcan tüketmeleri kansızlığa iyi gelmesinden dolayı olumlu etki sağlayacaktır. Kandaki kolesterol seviyesini düşürmesi ve damar tıkanıklığına iyi gelmesinden dolayı kalp-damar hastalıkları olanların tüketmesi olumlu etki sağlayacaktır. Patlıcanın en etki özelliği sinirleri yatıştırması olduğu için sakinleşmeye yardımcı olması amaçlı da tüketilebilir. Bu kadar faydalı bir sebzeyi tüketmek için artık çok sebebimiz var:)
 PATLICANI NASIL TÜKETEBİLİRİZ?
Karnıyarık, imambayıldı gibi birçok geleneksel yemeğimize ana madde olan bu sebze mutfağımız için vazgeçilmez bir lezzettir. Bunlara ek olarak patlıcan; salatası, turşusu, kebabı, dolması, köftesi gibi birçok çeşidi yapılarak tüketilen bir sebze olması yönüyle de çok renkli bir meyvedir. Ayrıca patlıcan, içinde nikotin bulundurması yönüyle de çok ilginç bir sebzedir. Düşük kalorili ve yüksek lifli olan patlıcanın mutfağımızda yer alması oldukça Önemlidir. Patlıcanı külde pişirmek en iyi tüketim şeklidir. Başta diyabet olmak üzere kalp- damar hastalıkları, Kabızlık şikayetlerine de iyi gelen patlıcan közlenmiş, fırında, ızgara ya da salatası yapılarak hem düşük kalorili hem de doyurucu özelliği ile patlıcan yemeklerini tüketmek oldukça sağlıklıdır.patlıcannnn
PATLICAN TÜKETİRKEN NELERE DİKKAT EDELİM?
Her besin gibi patlıcan tüketimi sırasında da dikkatli olmamız gereken durumlar vardır. Patlıcan içerisinde nikotin maddesinin yer alması sebebi ile fazla tüketimi damarlarda ve organlarda bazı tıkanıklıkların yaşanmasına yer almaktadır. Bazı insanların vücutları patlıcana karşı reaksiyon gösterdiği için vücutta deri döküntülerine kaşınmalara ve alerjik tepkimelere neden olmaktadır. Ayrıca patlıcanı çiğ bir şekilde tüketmek zararlı etki gösterebilir.Çiğ tüketilmesi halinde zehirlenmelere yol açabilmektedir. Patlıcanın pişmesi ile birlikte zehirlenme etkisi kaybolmaktadır. Patlıcanı külde pişirip kabuklarını soyup, ince ince doğramak en iyi tüketim şeklidir.Böbrek taşı yada safra kesesi taşı olan kimselerin patlıcan ve gibi oksalat yönünden zengin gıdalar tüketmesini tavsiye etmiyoruz.

 

KABAK VE FAYDALARI

KABAĞIN ÖZELLİKLERİ NELERDİR?

Kabak genelin bakışıyla bitki olarak algılanmakta olmasına rağmen, tohum içerdiği için meyve olarak kabul edilmektedir. Kabak, Cucurbitaceae ailesinin dört çeşidinden birine aittir. Kabak, kalın bir kabukla içerisindeki naif yapısı korunmaktadır. Meksika ve Orta Amerika’da yaklaşık 7500 yıl önce keşfedildiği iddia edilmektedir. Yaz aylarında çıkan kabak, genelde pişirilerek tüketilir.100 gramlık kabak ortalama, 45 kcal enerji içermektedir. A,C,E,K vitaminlerini içeren kabak,magnezyum, demir, bakır başta olmak üzere mineraller açısından zengin sayılmaktadır. Aynı şekilde karoten alfa, karoten beta açısından da zengin sayılır.

kabak

 

KABAĞIN FAYDALARI NELERDİR?
Kabağın çok çeşitli türleri bulunmaktadır. Yaz kabağı ve kış kabağı en çok tüketilen kabak türlerindendir. Kış kabağında Beta karoten çok yüksek oranda bulunmaktadır. Aynı zamanda potasyum Oranı da çok yüksektir. Kabağın içerisinde bulunan Beta karoten ve B vitamini kansere karşı koruyucu etki sağlar. Yapılan araştırmalarda tip2 DM karşı koruyucu etkisi olduğu tespit edilmiştir. Kabağın içerisinde bulunan flavonoid maddesi vücudun Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesine yardımcı olur. Yaz kabağının su oranıoldukça yüksektir ve Çiğ olarak da tüketilebilir. Kabak lif oranı yüksek ve düşük kalorili bir sebzedir. Kabak sebzesi potasyum, fosfor, kalsiyum, demir, sodyum minerallerini içerir.
KABAĞI DİYET YAPANLAR TÜKETEBİLİR Mİ?
Lifli ve düşük kalorili bir sebze olan kabak diyet yapanlar için oldukça uygundur. Kabızlık sorununun çözülmesine ve Vücutta yanlış beslenmeden kaynaklanan ödemin yok edilmesine yardımcı olur. Haşlanmış kabakta karoten maddesi etkili bir antioksidandır. Yüksek oranda potasyum içermesi sebebiyle Sıvı-tuz dengesinin ayarlanmasında yardımcı olur.  100 gram kabak yalnızca 45 kaloridir. Bu sebeplerden dolayı Zayıflamak isteyenler için gönül rahatlığıyla tercih edilebilir. Diyet yapanların kabağı haşlanmış olarak tüketmeleri sağlıklıdır.
KABAĞI NASIL TÜKETEBİLİRİZ ?

Kabak A vitamini, B kompleks, C ve E vitaminleri, potasyum, manganez, kalsiyum, magnezyum, demir, çinko, fosfor, bakır, folat, karotenoidler ve antioksidanlar içermektedir. Kabak A vitamini ve yüksek beta-karoten içermesi nedeniyle de oldukça faydalıdır.Beta-karoten takviyesi şeklinde de kullanılan kabak kanser riski ile ilişkisi bulunduğu için diyet gıdalarla tüketilmesi gerekir.Kabağı kolay çorbalarda, güveçte, makarna sosunda ve humus için kabak püresi olarak da kullanabilirsiniz. Ayrıca yulaf ezmesi, yoğurt ve meyve püresine de bir kase pişmiş kabak ekleyebilirsiniz. Ayrıca Fırında cipsini yapıp yoğurtlu bir sos ile sağlıklı bir cips elde edebilir yada kabağın en sevilen hali mücveri fırın mücveri olarak tüketebilirsiniz.

mücveryemekler

5.KABAK TÜKETİRKEN NELERE DİKKAT EDELİM?

Kabağı  tüketirken unutmamamız gereken en önemli kural, mevsiminde tüketmeye dikkat etmektir. Kabağı aldıktan sonra çok fazla dolapta bekletmeyin çünkü kabak bozulma özelliği çok çabuk olan besinlerdendir. Bireylerde ishal sorunu yaşanıyorsa kabak tüketmemesi daha doğru olur çünkü ishali arttırabilir. Ancak kabızlık sorununuz varsa kabağı rahatlıkla sofranızda bulundurabilirsiniz. Kabağın içinde böbrek ve safra kesesi sorunu yaşayanlara iyi gelmeyen oksalat adlı bir madde vardır. Böbrek ve safra kesesi sorunu yaşayanların kabak tüketimine dikkat etmesi gerekmektedir.

BEZELYE VE FAYDALARI

1.BEZELYENİN ÖZELLIKLERI NELERDIR?

Bezelye, ufak yeşil toplar halinde yetişen, kendine has tadı olan ve genelde ilkbahar mevsiminde taze olarak tüketilen bır sebzedir.Bezelye sadece besin olarak tüketilmez aynı zamanda restoranlarda süslemelerde kullanılır. Bezelyenin naif görüntüsü ve otantik tadı dışında sağlığa faydaları vardır.Dunyanın hemen hemen her yerinde yetiştirilebilen bezelye protein, lif ve nişasta açısından zengin bir besindir. Bezelye A, C ve B grubu vitaminlerinin yanı sıra demir, fosfor ve potasyum gibi mineralleri de içinde barındıran besleyici bir sebzedir. Kuru bezelye protein ve nişasta açısından taze bezelyeden daha zengindir. Bununla birlikte, taze bezelyeyi sindirmek daha kolaydır.Bezelye sağlığa olumlu yönde Katkıda bulunan  zengin besin kaynaklarından biridir.
2.BEZELYENİN FAYDALARI NELERDİR?
Bezelye, özellikleri itibari ile sağlığa birçok faydası vardır. Bezelye, sindirim sistemi organlarından başta mide olmak üzere, bağırsak ve diğer organlara oldukça faydalıdır. Cilt sağlığı için kullanılan bezelye, bezelye özlü çil kremlerinde, leke ve çil giderici özelliğinden dolayı kullanılmaktadır.Bezelye tüketimini en çok engelleyen şey, ‘bezelye kılo aldırır mı’ sorusudur. Halbuki, bezelye düşük kalorili ve düşük yağlı gıdalar arasındadır. Bezelye, bu özelliğinden dolayı vejeteryanlar tarafından yaygın olarak kullanılmaktadır. Yeşil sebzeler zaten kilo vermeye yardımcı olur, bezelyede kilo vermeyi kolaylaştıran sebzeler arasındadır.Bezelye kolesterolün sağlıklı seviyelerde seyretmesine katkıda bulunur.Demir, manganez, kalsiyum içeren bezelye, sağlıklı iskelet yapısı yanında kemik sağlığına faydalıdır. Bezelye, yüksek lif ve protein içeriğinden dolayı, şeker sindirimi kolaylaştırır.
3. KIMLER BEZELYE TUKETEBILIR?
Bezelye düşük kalorili ve yuksek lifli bır besin olduğu icin diyet yapanlar bezelyeyi rahat bir sekilde tüketebilir. Bezelye mide dostudur ve mide Rahatsızlığı olanlar ıcın bezelye tuketimi olumlu etkileri gösterecektir. Bezelye cilde doğal bır Parlaklık kazandırır ve ciltle ilgili problemleri olanlar icin bezelye tuketimi cilt rahatsızlıklarının önlenmesinde fayda sağlamaktadır.Taze bezelye folik asit bakımından mükemmel kaynak olarak kabul edilir. Folatlar hücre içinde DNA sentezi için gerekli olan B-kompleks vitaminleri içermektedirler. Araştırmalar sonucu, anne adaylarının folat yönünden zengin besinleri yeterli miktarda tükettiklerinde, yeni doğan bebeklerde nöral tüp defektini önlemede yardımcı olacağı düşünülmektedir. Yani bezelye, anne adayları ve yeni doğan bebeklerin sağlığı için faydalıdır. Bezelye sindirim problemleri yaşayanlar Tarafından tüketilmeli ve faydalıdır. Gıdaların kan şekerini yükseltme hızı olan glisemik indeks bezelye de yüksektir.
4.BEZELYEYİ NASIL TÜKETEBİLİRİZ?

Bezelye pek çok yemekte ve çorbalarda kullanılır. Bezelye taneleri taze olarak çok çeşitli yemekleri yapılıp yenildiği gibi kurutularak, dondurularak, konservesi yapılarak ileride tüketmek için saklanabilir. Kuru bezelye protein ve nişasta açısından taze bezelyeden daha zengindir. Bununla birlikte taze bezelyeyi sindirmek daha kolaydır. Taze bezelye olarak tüketildiğinde su oranı yüksek olduğu için önceden bir pişirme tekniği uygulamaya gerek yoktur. Direk pişirilebilir. Kuru bezelye taneleri halinde pişirilecekse yine diğer kurubaklagiller gibi önceden suda bekletilmelidir. Diğer tüm posalı yiyecekler gibi tok tutma derecesi yüksektir. Kuru bezelye tanelerinin öğütülmesiyle bezelye unu elde edilir. Bu un besleyici özelliklerinden dolayı çocuk mamalarına katılır.Bütün bu yararlarının yanında içerdiği besin ögeleri nedeniyle kuvvetli bir besin olan bezelyeyi sindirmekte bazen güçlük çekilebilir. Bu sebeple bezelye tüketilmesi sıklıkla olmamak şartıyla özellikle yaz mevsiminde haftada bir, iki haftada bir şeklinde yapılabilir. Beslenmemiz açısından haftada 2 veya 3 defa baklagillerin tüketilmesi sağlığımız açısından oldukça önemlidir.

5.BEZELYEYİ TÜKETIRKEN NELERE DIKKAT EDELIM?

Bezelye alırken taze olmasina ve mevsiminde olmasina dikkat edelim. Bezelyeyi aldıktan sonra cok fazla dolapta bekletmeyin cunku cok cabuk bozulma özelliği olmasından dolayı, vitamin ve mineral kaybını da en aza indirmek ıcın aldıktan sonra taze bır sekılde yemeye dikkat edelim.Bezelye sadece böbrek ve safra sorunları olan kişilerde bazı küçük sorunlara neden olabilir. Bezelye, vücuttaki sıvılar içerisinde bulunan oksalat içerir ve suyu kristalize ederek bazı komplikasyonlara neden olur.Dolayısıyla böbrek ve safra sorunları olan kişiler bezelye tüketimine kısıtlama getirebilirler.Bezelyenin ürettiği oksalat, kalsiyum emilimini engelleyebilir.  Gıdaların kan şekerini yükseltme hızı olan glisemik indeks bezelyede yüksektir. Bu sebepten Bezelyenin miktarının daha az tutulması ve tek basına degıl sindirimi yavaş olan dıger gıdalar ve düşük glisemik indeksli olanlar ile beraber alımı daha uygundur.Bunun dışında doğal şifa kaynağı olan bezelyeyi aşırıya kaçmamak suretiyle hamilelik dönemi dahil bütün şartlarda tüketmek mümkündür.

 

 

ÇOCUKLARDA DİYET ZARARLI MIDIR?

ÇOCUKLARDA DİYET ZARARLI MIDIR?

Çocuklukta başlayan obezite, gelecek yıllarda başta kalp damar hastalıkları, diyabet ve hipertansiyon olmak üzere birçok sağlık sorununa neden oluyor. Bu nedenle bebeklikten başlayarak sağlıklı beslenme alışkanlığının edinilmesi ve hareketli bir yaşam sürme bilincinin çocuklara yerleştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Abur cubur ve fast food beslenme tarzından uzak tutmak ve çocukları sağlıksız besinlerle ödüllendirmek beslenme alışkanlığı kazandığı bu dönemde çok yanlıştır. Sağlıklı ve düzenli beslenme alışkanlığı kazandırmak aileye düşen en önemli görevdir.

HANGİ ÇOCUKLAR İÇİN DİYET PROGRAMI TERCİH EDİLMELİDİR?

Ailesinde obezite problemi olan veya kilonun tetiklediği bir hastalığa sahip olan çocuklara beslenme alışkanlıklarını kazandıkları bu yaşlarda sağlıklı ve düzenli beslenme alışkanlığı kazandırılmalıdır. Çocuk için düzenli bir beslenmesi gelişimi açısından çok önemlidir. Özellikle obezite problemi yaşayan çocuklara kesinlikle sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırılmalıdır. Çocuklarda görülen obezitede genetik,çevresel, aktivite miktarı ve besinsel faktörler etki göstermektedir. Besin tüketim miktarı ve seçimi obeziteyi etkileyen en önemli etkenlerdir.

cocuklard

ÇOCUKLARDA DİYET NASIL YAPILIR?

Her yaş grubundaki çocukların günde en az 2 bardak(400g) kadar süt veya yoğurt tüketmeleri gerekmektedir. Evden okula yemek götürülüyorsa : 2 ince dilim ekmek veya 1 sandviç ekmeği arasına 1 kibrit kutusu beyaz peynir , domates veya salatalık konulabilir. Yanında 1 adet portakal veya mandalina tüketildiğinde öğle öğünü yeterli ve dengeli olacaktır. Çocukların kilo problemi varsa mutlaka bir diyetisyen eşliğinde beslenme alışkanlıkları değiştirilerek , kilo vermesi sağlanmalıdır. Boy uzamasının en hızlı olduğu bu dönemde spor yapmaları da beslenmeleri kadar önemlidir. Kola, gazoz , cips , çikolata, pasta , patates kızartması gibi kalorisi yüksek yiyecek ve içecekleri tüketmemelidirler. Bu abur-cubur diye nitelendirdiğimiz yiyecek ve içecekleri çok seviyorlarsa tüketme sıklığı haftada veya 10 günde bir olacak şekilde ayarlanmalıdır.

ÇOCUKLARDA DİYET LİSTESİ NASIL OLMALIDIR?

Yapılan araştırmalar kahvaltı yapan çocukların daha az abur cubur yediğini ortaya koymaktadır. Ebeveynler çocuklarla beraber kahvaltı tadını onlara yaşatmalıdır. Küçük yaşlardan başlayarak sağlıklı beslenme kuralları hakkında küçük hatırlatmalar yaparak onları doğru beslenmeye yönlendirebiliriz.
Öğünler yeterli miktarda protein, karbonhidrat, yağ ve vitaminler içeren diyet listesi oluşturmalıyız. Böylece çocuğun gelişimini desteklerken kilo problemlerini de en aza indirmiş oluruz. Aynı zamanda yemek tabaklarına yiyebilecekleri kadar yemek koymalıyız. Çocukların gerek sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanması, gerek büyüme ve gelişmesini tamamlayabilmesi için tüm besin gruplarından besinlerin uygun pişirme yöntemleri ile sunulması ve öğün atlanmaması çocuğun sağlıklı bir birey olmasının önkoşuludur.

cocuklarda

ÇOCUKLARDA ZAYIFLAMAK İÇİN NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?

Çocukların yeme alışkanlıkları doğrudan ya da dolaylı olarak aileden ve yakın çevreden etkilenerek oluşmaktadır. Çocuk yiyecek bakımından kendisine sunulan yiyecekleri yeme alışkanlığı kazanmaktadır.Çocukların yeme düzenini oturtmak ve beslenme eğitimi vermek ailenin sorumluluğundadır. Yemekleri belirli ve düzenli saatlerde yemelerini sağlamak ve öğün dışında sağlıksız yiyeceklerden uzak tutmaya çalışarak beslenme programı oluşturulmaya çalışılmalıdır. Çocukların tek besin türüne bağlı kalmamasına dikkat edilmeli, besin çeşitliliği sağlanmalıdır.

ÇOCUKLARDA OBEZİTE İÇİN NASIL BİR DİYET YAPMAK GEREKLİDİR?

Çocuklarda görülen obezitede sağlıklı ve düzenli beslenme alışkanlığının kazanılmasında sorumluluk ailenindir. Ailenin yeme alışkanlıklarından çocuk etkilenir ve damak tadı aile ne yiyorsa ona göre şekillenir. Çocuğun tek nesin türüne bağlı kalmaması ve evde yapılan yemekleri tüketmesine özen gösterilmelidir. Anne ve babanın zorla yedirmek için ısrar etmeleri, sağlıksız besinlerle ödüllendirme gibi tutumları çocuğun yeme alışkanlıkları üzerinde kötü etki yaratır. Bu nedenle obezite sorunu yaşayan çocuklar için yapılması gereken ailenin yemekleri belirli ve düzenli saatlerde vermesi , öğün dışında sağlıksız besinlerden uzak tutmaya çalışarak düzenli bir beslenme programı oluşturulmalıdır.

cocuklardd

ÇOCUK DİYETİ İÇİN NASIL ATIŞTIRMALIKLAR TERCİH EDİLMELİDİR?

Okula giderken çocuğa mutlaka sağlıklı atıştırmalıklar hazırlanmalıdır. Çocuk kantinde abur cubur yiyeceğine; taze veya kuru meyveler, fındık, ceviz, badem gibi kuruyemişler, kutu yoğurtlar, evde hazırlanmış meyveli yoğurtları yemelidir.Evde tam buğday unundan kekle bir bardak süt iyi bir ara öğündür. Havuç, salatalık, biber, kiraz domates kokteyli de peynirle veya yoğurtla ara öğün olarak yenebilir.  Büyüme çağındaki çocukların kalsiyuma ihtiyacı var. Bunu süt ve yoğurttan alabilirler. İçlerindeki karbonhidrat enerji verir, protein çocuğun boyunu uzatır, kalsiyum kemiklerini güçlendirir, yağ da tokluk hissi verir. Sütle yoğurt hem besleyicidir hem de taşınması kolaydır.

ERGENLİKTE DİYET NASIL YAPILIR?

ERGENLİKTE DİYET NASIL YAPILIR?

Çocukluktan yetişkinliğe geçişte büyümenin en hızlı gerçekleştiği 12-18 yaş arası dönemi ergenlik olarak adlandırırız. Ergenlik döneminde obezite ilerleyen yaşlarda metabolik sendrom için risk faktörüdür. Ancak büyüme ve gelişme göz önünde bulundurularak  düşük kalorili diyet önerilmemektedir. Yeterli ve dengeli beslenme baz alınarak büyüme ve gelişmeyi engellemeyecek bir beslenme programı hazırlanmalıdır. Ergenlik çağında hızlı büyümeye paralel olarak vücudun ihtiyacı olan enerji ve besin öğeleri miktarı da artar. Ergenlikte büyüme ve gelişme için biyolojik değeri yüksek olan proteinli besinler mutlaka tüketilmelidir. Et, süt, yumurtanın yanı sıra artan enerji ihtiyacı için yüksek enerji kaynağı aynı zamanda bitkisel protein içeren kuru baklagiller de beslenmede mutlaka bulundurulmalıdır.ergenlerde beslenme

 

ERGENLİKTE DİYET LİSTESİ NASIL OLMALIDIR?

Ergenlik döneminde birtakım besinlere olan gereksinimler artmaktadır. Özellikle bu dönemde kız çocukları adet görmeye başladıkları için kan kaybıyla birlikte kansızlık sorunu yaşamakta ve demir ihtiyaçları artmaktadır. Demir eksikliği anemisi zaman zaman ciddi boyutlarda olabileceği için mutlaka önlem alınmalıdır.

Demir içeriği yüksek olan hayvansal proteinden zengin olan et grubu, yumurta ve bitkisel besinlerden kuru baklagiller, tam tahıllar, kuru meyveler mutlaka tüketilmelidir. Yumurtanın içeriğindeki demir, yumurta sarısının etrafı yeşilimsi renk olacak kadar fazla haşlandığında kullanılamaz hale gelir. Bu yüzden uzun süre haşlanmamalıdır. Bitkisel demir kaynağı olan besinlerdeki demirin de aktif olarak kullanılabilmesi için yanında C vitamini içeren (domates, biber, limon, maydanoz gibi besinlerle beraber tüketilmelidir. Çay, kahve demirin emilimini engellediği için içilecekse eğer yemeklerden en az 1 saat önce veya sonra içilmelidir.

burger or apple

ERGENLİKTE ZAYIFLAYABİLMEK İÇİN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?

Ergenlikte zayıflayabilmek için sağlıklı bir beslenme programı hazırlamak şarttır.Ara öğünsüz sağlıklı bir beslenme programı uygulamak imkansızdır. Ara öğünler kan şekeri-insülin dengesinin sağlanması, iştah seviyesinin ayarlanması ve metabolizmanın yavaşlamasının önlenmesinde anahtar rol oynar. Ancak ara öğünlerin asla ana öğünlerin yerini alamayacağı da unutulmamalıdır. Dengeli bir beslenme planında 3 ana, 2-4 ara öğün bulunmalıdır. Ergenlik çağında ara öğün alışkanlığı kazandırılan bireylerin, ileri yaşlarında kilolarını kontrol etmede güçlük çekmedikleri görülmüştür.

Ara öğünlerde asla transyağlardan zengin ve/veya mısır şurubu içeren cipsler, yağlı kurabiyeler, yağlı börekler, çikolatalı kekler, kremalı bisküviler, browni, gofret, patlamış mısır gibi gıdalar tüketilmemelidir.

ERGENLİKTE İDEAL KİLO ARALIĞI NASIL OLMALIDIR?

İdeal kilo dendiğinde bahsi geçen idealin herkes için farklı olması gerektiğini söylemek gerekir.İdeal kiloyu hesaplamak için geçmişten bu yana kullanılan bazı hesaplama yöntemleri geçerliliğini yitirmiştir.İdeal kiloyu hesaplarken dikkate aldığımız boy uzunluğu artık tek başına yeterli olmayabilir. Önemli olan vücut ağırlığınızın ne kadarının yağ olduğudur. Bu sebeple de en doğrusu vücut yağ analizi yapıldıktan sonra vücut tipinize göre ideal kilonun belirlenmesidir. Vücut yağ analizi sonucunda sadece vücuttaki toplam yağ miktarını değil bu yağın hangi bölgelerde dağılım gösterdiğini de öğrenmek önemlidir. Çünkü karın bölgesindeki yağlar, insülün direnci ve şeker hastalığı, yüksek tansiyon, karaciğer yağlanması, kolesterol yüksekliği gibi metabolik sendrom adı verilen  kronik hastalıklara zemin hazırlar.Vücudunuzdaki yağsız doku kısmı (kas, kemik,,su iç organlar vb)  ve su miktarı ise ideal kiloyu belirler.ergennn

KİMLER ERGENLİKTE MUTLAKA KİLO VERMELİDİR?

Ergenlik döneminde kızlarda östrojen seviyesi yükselir. Bu da kadınsal vücut hatlarının şekillenmesini sağlarken, yağ depolanması sonucu kilo almalarına neden olur.Kadın vücudu yağlanmaya her zaman daha yatkındır. Vücutta değişen hormon dengelerinin etkisi ve artan iştahın da katkısıyla aşırı kilo almaya bir eğilim ortaya çıkabilir. Bu dönemde beslenmede yapılan hatalar da genç kızların kilo almasına sebep olabilir.Ergenlik döneminde duygusal dalgalanmalardan dolayı da kilo alma problemi sıklıkla görülmektedir.Yapılan araştırmalar ,erken ergenliğe giren kızların erişkinlik döneminde daha kısa ve kilolu olduklarını ortaya koyuyor.Ülkemizde genç kızlar arasında spor yapma oranı düşüktür. Ağır ders çalışma düzeninin yanında gençlere spor  ve aktivite için yeterli boş zamanın kalmaması özellikle bu dönemde hızlı bir şekilde kilo alımına neden olmaktadır. Obezite sorunu yaşayan ve kilonun tetiklediği bir hastalığa sahip olan bireyler mutlaka diyetisyen desteğiyle kilo vermelidirler.

ERGENLİKTE DİYET ZARARLI MIDIR?

Günümüzde kötü beslenme ve hareketsizliğe bağlı obezitenin görülme yaşının düşmesiyle birlikte, diyet yapma yaşı da gittikçe düşmektedir. Özellikle kız çocukları, vücut şekillerinde meydana gelen değişiklikler sebebiyle kendilerini arkadaşlarıyla ve medyada örnek gösterilen kişilerle kıyaslayarak, bilinçsiz bir şekilde diyet yapmaya yönelmektedirler. Yetersiz ve dengesiz beslenen çocuklarda, boy uzaması yavaşlayabilmekte veya durabilmektedir. Büyüme, gelişme, kas ve kemik gelişiminde yetersizlikler oluşabilmektedir. İyot yetersizliğine bağlı guatr, demir yetersizliğine bağlı özellikle de kız çocuklarında kansızlık ortaya çıkabilmektedir. Bazen kişiyi ölüme kadar götürebilen çok tehlikeli boyutlardaki anoreksiya nervoza ve bulimia nervoza adı verilen beslenme bozuklukları da bu dönemde görülebilmektedir. Ergenlik dönemindeki çocukların kilo verme isteği ciddiye alınarak, çocukların yanlış diyetlerle sağlıklarında ve vücut gelişimlerinde kalıcı hasarlar oluşturmasına engel olunmalı, mutlaka bir beslenme uzmanından yardım alınmalıdır. Obezite hangi yaşta olursa olsun mutlaka diyetisyen yardımı ile tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır.ergennnn


ERGENLİK DÖNEMİNDE DİYETTE NASIL ATIŞTIRMALIKLAR TERCİH EDİLMELİDİR?

Atıştırmalıkların kalori bakımından düşük ve besin değeri açısından zengin olmasına özen gösterilmelidir. Bisküvi, cips ve çikolatalar şeker ve tuz oranı yüksek besinler olduğu için hepimizin bildiği üzere şişmanlatıcı etkiye sahiptirler. Bunlar yerine vücudunuzla dost tercihler yaparak kilo kontrolünüzü sağlayabilirsiniz.Yüksek proteinli ve düşük şeker oranlı yoğurttan günde üç defa tüketebilirsiniz.Yarım kase dolusu tahıllı yulafı su ya da sütle birlikte tüketebilirsiniz. Bu lezzetli atıştırma aynı zamanda bol lif de içerir. Çiğ mevsim sebzeleri de son derece sağlıklı atıştırmalıklardır. Yağsız patlamış mısır veya ufak boyda bir tost da atıştırmalık bir alternatif olabilir. Burada önemli atıştırmalık besinlerin miktarlarının aşırıya kaçmaması gerektiğidir.  Günlük olarak az miktarda ara öğün niteliğinde bu besinler tüketilebilirler.Böylelikle ergenlikte çok daha sağlıklı ve fit bir vücuda sahip olabilirsiniz.

ÇOCUKLARDA KİLO ALAMAMA SORUNU

ÇOCUKLARDA KİLO ALAMAMA SORUNU İÇİN NELER YAPMAK GEREKİR?

Bazı dönemlerde kilo artışı yavaş olabilir. Çocuğunuz zayıfsa ve hastalık durumu yoksa gün içerisinde yeterince beslenemiyor veya yediklerinden daha fazla enerji harcıyor demektir. Gün içindeki besinlerini bir miktar daha artırmakta ve beslenme alışkanlığının değiştirilmesinde fayda vardır. Muhallebi sütlaç meyve suyu sabah kahvaltısında reçel pekmez yağ ara öğünlere bir iki adet kurabiye verilebilir. Kahvaltıya 1 dilim tahılı ekmek ve fıstık ezmesi ilave edilebilir. Ara öğünlerde fındık, ceviz, badem, kuru kayısı, fıstık, çikolata tüketmesi sağlanabilir. Beslenmesinde fırında patates, haşlanmış tavuk, balık, süt, peynir, yoğurt gibi sağlıklı besinleri sık tercih edebilirsiniz. Şeker içeren içecekler yerine taze sıkılmış meyve suları, süt tercih edebilir Özellikle akşam öğünlerinde kilo alması için ekmek makarna pilav tüketmesini sağlayabilirsiniz. Yediği tatlıların enerji değerini arttırmak için içine 2 kaşık ceviz ekleyip .Kahvaltılarda  sütün içine 1 kaşık pekmez atarak içirebilirsiniz.

işşş

ÇOCUĞUNUZ ÇOK ZAYIFSA NASIL KİLO ALMASINA YARDIMCI OLABİLİRSİNİZ?

Çocuğunuz yeterli ve dengeli beslenmenin vazgeçilmez şartı olan kahvaltı öğününü atlamamalı ve besin değerince zengin bir kahvaltı yapmalıdır. Kahvaltıyı zenginleştirmek için ekmek üzerine reçel-pekmez yağ, süt meyve suyu verilebilir. Öğle ve akşam yemeklerinde salçalı kıymalı makarnalar yapılabilir,  Ekstra sütlü tatlılar verilebilir. Bu tatlılar hem enerji hem de kalsiyum ihtiyacını Karşılar.   Meyve suyu ara öğünde veya kahvaltıda  Süt farklı bir öğünde veya çorbalarda tatlılarda kullanılmak üzere süt ile yer değiştirebilir. Meyve Suları hazır olmamalı evde hazırlanmalıdır. Ara öğünde bir dilim kek ve süt güzel bir Seçenek olup Diğer ara öğünlerde de mevsim meyveleri tercih edilebilir. Yemeklerde baharat kullanımını arttırabilirsiniz. Özellikle nane, kırmızı biber, kimyon gibi baharatlar iştah Açıcı özellikte olduğu için yemeklerinizde tercih edebilirsiniz. Yemeklerden sonra veya yemek sırasında içilen su erken doymaya neden olduğu için çocuklara yemeklerden sonra su içirilebilir. Mutfağınızda ve sofranızda yapacağınız bu ufak değişikliklerle çocuklarınızın sağlıklı kilo almasında önemli yollar katetmiş olursunuz.

ÇOCUĞUM ÇOK ZAYIF, KİLO ALMASI İÇİN NASIL BİR KAHVALTI HAZIRLAYABİLİRİM?

Çocuklara sağlıklı beslenme alışkanlıkları öğretilmek isteniyorsa ilk hedef kahvaltı alışkanlığını kazandırmak olmalıdır. Kahvaltı çocukları öğrenmenin getireceği zorluklara karşı hazırlar. Bu nedenle okul hayatında kahvaltının önemi daha da fazladır. Gelişim sürecini henüz tamamlamamış bireylerin hızlı değişimleri, yeterli ve dengeli beslenmeyle desteklenmelidir. Gerekli olan karbonhidrat, protein, yağ, vitamin ve minerallerden oluşan besin öğelerinin doğru öğünlerde yeterli miktarlarda alınmaması, bağışıklık sistemini zayıflatır. Karın ağrısı veya şiddetli açlık ağrılarının, kahvaltı yapmadıkları günlerde çocukların söylediği en önemli şikayetlerden biri olduğu dikkati çekmektedir. Bu nedenle her çocuğun düzenli bir şekilde kahvaltı yapması sağlanmalı, yapamıyorsa kahvaltı yapmalarına uygun koşullar yaratılmalıdır. Yapılacak bu kahvaltılar çocuğun gelişimini destekleyecek nitelikte olmalıdır. Annelerin zayıf çocukları için hazırlayabileceği bir öğün önerisi
1 su bardağı süt ya da meyve suyu 1 adet yumurta veya beyaz peynir 5 zeytin 1 Tatlı kaşığı yağ 1-2 Tatlı kaşığı  pekmez ya da reçel 2 dilim kepekli ekmek ve Domates Salatalık şeklindedir.

kahvaltı

 

ÇOCUĞUM ÇOK ZAYIF, KİLO ALMASI İÇİN NASIL BİR ÖĞLE YEMEĞİ HAZIRLAMALIYIM?

Öğle öğünü tıpkı diğer öğünler gibi yeterli miktarda protein, karbonhidrat, yağ ve vitaminler içeren bir beslenme programına uygun olarak hazırlanmalıdır. Böylece çocuğun gelişimini desteklerken sağlıklı kilo almasına büyük ölçüde katkı sağlamış oluruz. Çocuklarımızın yemek tabaklarına yiyebilecekleri kadar yemek koymalıyız. Öğle yemeklerinde ekmek yiyeceklerse demir emiliminin daha fazla olması açıısndan kepekli ekmekleri ya da pilav ve makarnayı tercih etmesini sağlamalıyız. 2-3 adet ızgara köfteyi ya da 100-150 gram tavuğu patates püresiyle verebiliriz. 5-6 kaşık sebze yemeğini yine 5-6 kaşık pilav ya da  Alternatif olarak makarna ile yarım kase yoğurt eşliğinde verebiliriz. Bunlara ek olarak 1 kase salata da yiyebilir. Yemeğinin ardından mercimek ya da sebze çorbası içirebiliriz. Yemek sonrası ise taze meyve ve komposto vererek öğününü tamamlamasına destek oluruz.

öğleee

ÇOCUĞUM ÇOK ZAYIF, KİLO ALMASI İÇİN NASIL BİR AKŞAM YEMEĞİ HAZIRLAMALIYIM?

Büyümekte olan çocuklar yemek masasının hakiminin kendileri olduğunu düşünebilir ve farklı lezzet arayışında olabilirler.Çocuğun düzenli yeme alışkanlığı kazanması için ailece sofraya oturulmasi ve çocuğun bir birey olarak kabul edildiginin gösterilmesi gerekir. Sadece çocuğun yedikleriyle ilgilenilmesi, bunu kullanacağı bir silah haline getirebileceğinden, bu konuda ölçülü olunmalıdır. Her öğünde istediğini yiyeceğini bilmesi çocukta yemesi gereken diğer besinlere karşı mesafeli durma tutumunu geliştirecektir. Akşam öğününde mutlaka sebze çorbası ya da zeytinyağlı bir yemek yedirin. Sebze yemiyorsa ikindide mücver ya da sebze köfteli sandviçler hazırlayın.Haftada en az 1 veya 2 kez balık tüketilmelerine özen gösterin. Akşam yemeğinde 2 orta dilim kıymalı börek ( veya 2-3 köfte kadar ızgara et veya tavuk veya balık + 2 dilim orta büyüklükte ekmek ) 6 tepeleme yemek kaşığı zeytinyağlı sebze yemeği   1 çay bardağı yoğurt  ya da domates Çorbası Kıymalı makarna-kıymalı kabak dolma Etli nohut veya etli taze fasulye pirinç pilavı ve cacık Yemekten sonra ise 1 orta boy meyve 7-8 adet fındık Yatmadan önce de su bardağı süt tüketebilirler. Yemek tercihine göre cacık yerine sütlü tatlı seçilebilir.

akkkkk

 ÇOCUKLARDA İŞTAHSIZLIK İÇİN NE TÜR BESİNLER TERCİH EDİLMELİDİR?

 İştahı artırmak için çocuğun sevdiği besinlere daha çok yer verilmelidir. Çocuğun öğünleri 4 besin grubunu ve çocuğun ihtiyacını karşılayacak şekilde düzenlemelidir. Örneğin köfte seviyorsa yanına patates verip yanına da ayran ve küçük güzel bir salata verip dengelemeliyiz. Çorbalar ilk başta içirilirse şişkinlik yapar çocuk doyabilir. Çorbalar sona saklanabilir, öğün öncesi çikolata gibi şeyler verilmemeli ve Gazlı içecekler sofrada bulundurulmamalıdır. Ayrıca çocuğun tükettiği besin maddelerine ilave niteliğinde kilo aldırıcı besinler eklenebilir. Bunlardan birkaçı, Yulaf ezmesi Üzüm suyu Kuru Üzüm Kuru kayısı Susam Balık Yağı Fındık Yağı Keten tohumu Kuzu ciğeri Yumurta Tereyağ  Ananas suyu Elma suyu Ceviz Avakado Ekmek Esmer Pirinçtir. Ayrıca Yemek yerken çocuk tv karşısında oturmamalı sofrada aile beraber yemeli ve serbest bırakılmalıdır kendisinin istediği gibi yemesine izin verilmelidir. ve unutulmamalıdır ki İştah bir anda değil yavaş yavaş açılacaktır bu süreçte aceleci olmamalı çocuğa baskı yapmamalıyız.

???????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????

 

 

ÇOCUKLUK OBEZİTESİ

ÇOCUĞUMUZUN AŞIRI KİLO ALMASINI NASIL ENGELLERİZ?

Çocuklarınızın aşırı kilo almasını engellemenin birinci aşaması, enerji dengesinin değiştirilmesinden geçmektedir. Fazla ve gereksiz enerji alımı azaltılmalı, enerji harcaması fazlalaştırılmalıdır. Nişastalı yemekler, patates, beyaz ekmek, çikolatalı kekler, gofretler, barlar, cipslerin, puding ve burgerlerın hepsi yüksek kalorili ve yüksek glisemik indeksi olan besinlerdir. Süt, yoğurt, sebze ve meyveler, bakliyat ve kepekli bisküviler gibi  hem az kalorili, düşük glisemik indeksli, hem de daha doyurucu ve fazla yemeyi engelleyici besinler çocukların  beslenmesinde mutlaka yer almalıdır. Çocuklarınızın tek tip beslenme alışkanlığı kazanmasına engel olmalı ve sağlıklı atıştırmalıklarla beslenme düzenini planlamalıyız. Çocuklarınızın  Fiziksel aktivite yönünden zengin bir yaşam sürmelerine imkan verip çocuklarınızı fiziksel aktivite yapmaya yönlendirmelisiniz. Çocuklarınızda hızlı kilo alımı oluyorsa kesinlikle hazır, klişeleşmiş ticari bir diyet uygulamamalısınız.Mutlaka doktorunuzdan ve diyetisyeninizden yardım almalısınız.

obb

ÇOCUĞUMUZU OBEZİTEDEN KORUMAK İÇİN NASIL BİR KAHVALTI HAZIRLAMALIYIZ?

Kahvaltı günün en uzun açlığı olan gece açlığını takip etmesi nedeniyle biten enerjinin tekrar alınabilmesini sağlayan en önemli öğündür. Kahvaltı kan şekeri olarak bilinen glikoz için kaynak oluşturduğundan büyük önem taşımaktadır.Glikoz beyin için en önemli enerji kaynağıdır. Çünkü beyin bir enerji deposuna sahip değildir. Çocuklarınızın beyin fonksiyonları için yüksek oranlarda glikoza ihtiyaç duyulmaktadır. Çocuklarınızın uyanır uyanmaz kahvaltı yapması,gereksinim duyulan tüm besinleri karşılayıp güne fiziksel ve psikolojik olarak hazır hale gelmesini sağlamaktadır. Her gün düzenli olarak kahvaltı yapan çocuklar, kahvaltı yapmayanlara oranla daha başarılı ve verimli olmaktadırlar. Kahvaltı alışkanlığına sahip olmayan çocuklarda ise konsantrasyon güçlüğü, yorgunluk ve bitkinlik gibi problemler ortaya çıkmaktadır. Çocuklarımızın her sabah sağlıklı bir kahvaltı yapmaları dengeli kan şekeriyle güne başlamalarını sağlamakta, Bağışıklık sistemini güçlendirmekte, vitamin ve mineral eksiklikleri daha az görülmektedir.Bu konuda yapılan araştırmalar; kahvaltı yapan çocukların problem  çözme gibi konularda daha başarılı olduğunu, kavrama yeteneklerinin daha iyi olduğunu, beslenme bozukluklarından oluşan hastalıklara daha az yakalandıklarını ve kahvaltı yapmayan çocukların kahvaltı yapan çocuklara göre daha şişman olduklarını belirterek kahvaltının önemini bir kez daha ispatlamaktadır. Sabahları işe geç kalma endişesi, kişinin kendini aç hissetmemesi, kahvaltı yaptıklarında midelerinin bulandıklarını hissetmeleri, kahvaltı etmeyerek zayıf kalacaklarını düşünmeleri, çocukların servis zamanının gelmesi kahvaltının atlanma nedenlerinden bazılarıdır. Poğaça tarzı yağ içeriği yüksek besinlerdense, hazırlanabilecek pratik ve besleyici birtakım kahvaltı seçeneği mevcuttur; 3-4 kaşık kahvaltılık gevrek + 1 bardak süt, 1 tam tahıllı ekmekle yapılmış beyaz Peynirli tost  + 1 bardak süt, 1 adet yumurta veya peynir ve yanında bol domates Salatalık + 1-2 dilim tam tahıllı ekmek sağlıklı kahvaltı tercihleri arasındadır.
ÇOCUĞUN AŞIRI KİLO ALMASINA NEDEN OLABİLECEK BESİNLER NELERDİR?

Çocuklarımız, bizim en kıymetli  varlıklarımızdır.Bu nedenle çocuklarımız için  her konuda en iyisini yapmak isteriz.   Eğitimleri ve sağlıkları konusunda elimizden geldiğince dikkatli davranmaya çalışırız. Aynı şekilde çocuklarımıza sağlıklı beslenmeyi öğretmek de ilerideki dönemlere yönelik bir yatırım olacaktır.
Çok şekerli ve yağlı besinler, cips, çikolata fast food ile çok aşırı beslenme, kızartma besinlerin çok tercih edilmesi gazlı içecekler hazır meyve sularının çok tercih edilmesi önlenmelidir. Bu durumda en büyük sorumluluk aileye düşmektedir.

obbb
ÇOCUKLARA NE TÜR SAĞLIKLI ATIŞTIRMALIKLAR VERİLMELİDİR?

Çocuklarımız öğün aralarında acıktıklarında abur cubur yemelerinin önüne geçmek adına çocuklarımıza sağlıklı atıştırmalık alternatifleri sunarak yanlış beslenmelerini engelleyebiliriz.Okula giderken çocuğa mutlaka sağlıklı atıştırmalıklar hazırlanmalıdır. Çocuklarımız kantinde abur cubur yiyeceğine; taze veya kuru meyveler, fındık, ceviz, badem gibi kuruyemişler, kutu yoğurtlar, evde hazırlanmış meyveli yoğurtları yemelidir.Evde tam buğday unundan kekle bir bardak süt iyi bir ara öğündür. Şeker yerine pekmez kullanılarak yapılmış kekler tercih edilmelidir.Hamur Tatlıları yerine Sütlü tatlılar tercih edilmelidir.Havuç, salatalık, biber, domates peynirle veya yoğurtla ara öğün olarak yenebilir.  Büyüme çağındaki çocukların kalsiyuma ihtiyacı vardır ve mutlaka süt ve yoğurttan tüketmelidirler.Sütle yoğurt hem besleyicidir hem de taşınması kolaydır.

obezzzzzzz