ÇOCUKLARDA BESLENME YETERSİZLİĞİ

ÇOCUKLARDA BESLENME YETERSİZLİĞİ NEDİR?

Herhangi bir besin ögesi veya ögelerinin vücudun gereksinim düzeyinden az alınması sonucu yeterli enerjinin alınmaması ve vücut dokularının yapılanamaması durumuna yetersiz beslenme denir.

Yetersiz beslenme, çocuklarda fizik aktivite düzeyini azaltır, sosyal ilişki ve iletişimde yetersizliğe neden olur ve ilgisizlik olarak yaşanan meraksızlık, yetersiz kavrama ile seyreder. Bütün bunlar beslenmenin yetersizliği durumunda görülebilen değişimler olup, yeterli ve dengeli beslenme ile bu sorunların önüne geçilebilir.

Çocuklarda yetersiz beslenme ;Tek yönlü beslenme,psikolojik nedenlerden dolayı az yeme,kültürel yapı, aile yapısı, yanlış beslenme alışkanlıkları, Fast-food beslenme tarzından kaynaklanabilir.

Bir çok besinin muhafaza ve pişirmesindeki yanlışlardan dolayı besin kaybı olmakta, yeterli miktarda tüketilmesine rağmen içeriğindeki değişiklikten dolayı da birçok besin ögesi yetersiz alınmaktadır. Bu sebepten yiyeceklerin pişirme yöntemleri de çok önemlidir.

 

ÇOCUKLARDA YETERSİZ BESLENME NASIL ÖNLENİR?

Büyüme çağındaki çocuklarda beslenme problemleri çok sık görülmektedir. Bu dönemde ilk olarak ebeveynleri bilinçlendirmek gerekmektedir. Çünkü çocukların beslenme alışkanlıkları aileden geçmektedir. Yetersiz besin alımı görüldüğü takdirde ısrarcı olmak ebeveynler için yanlış bir davranıştır. Yapılması gereken, sabırla çocuğunacıkmasını beklemek ve kendi iradesiyle yemeğini yemesidir. Bu sayede açlık ve tokluk kavramını öğrenir. Doyduğunda masadan kalkar ve ailenin aklında soru işareti kalmaz. Çocukların beslenmesi ara öğünlerle de desteklenmelidir. Fakat ara öğünlerin porsiyon miktarları fazla tutulursa çocuğun iştahı kapanır ve ara öğünlerde yemek yemek istemeyebilir. Yemeklerle beraber içilen içecekler örneğin ; meyve suyu, kola, gazoz gibi içeceklerle çocukların karınlarının erken doymasına sebep olmaktadır. Bu sebepten önlerine konan yemekleri daha rahat bitirebilmeleri adına ana öğünlerde fazla miktarda sıvı  tüketilmemesi tercih edilmelidir. Yemek yedikten yaklaşık 1,5-2 saat sonra çocuklara sağlıklı atıştırmalıklar verilmelidir.yetersiz

 

ÇOCUKLARDA YETERSİZ BESLENME NASIL  SAĞLIK SORUNLARINA YOL AÇABİLİR? 

Çocukların büyüme ve gelişme için ihtiyaç duyulan enerji besin ögelerini yetersiz almaları çeşitli sağlık sorunlarına yol açmaktadır.Özellikle vitaminler,proteinler ve mineral maddeler büyümede çok önemli etkisi olan besin ögeleridir. Normal olarak beslenenildiğinde,yaşla birlikte çocukların ağırlıkları ve boyları artar.Yetersiz beslenme ve enfeksiyonlar,büyümenin geri kalmasına neden olur.Aynı zamanda beslenmedeki yetersizlikler solunum yolu enfeksiyonlarının,ishal vb. hastalıkların sık ve ağır geçmesine neden olur. Yetersiz beslenmenin beraberinde getirdiği eksik protein alımında da büyüme durur,vücut gelişimi geri kalır.Vitamin ve mineral eksikliğinde kemiklerde yumuşamalar,eğrilmeler oluşur,dişler gelişemez.Dişlerin çıkmasında gecikebilir,çıkan dişlerin çabuk çürümesi ve dökülmesi gibi sorunlarla karşılaşabilir.Çocuklar besin tüketiminde ailenin beslenme alışkanlıklarını benimserler.Çocukluk döneminde,zorlanmadan değişik besin gruplarından yemeğe alıştırılan,sağlıklı beslenen çocukların büyüme ve gelişmesi normal  standartlarda olacaktır.  Küçük çocukların boy ve ağırlıklı gelişimleri düzenli olarak izlendiğinde,yetersiz beslenen çocuklar standartların altında kaldığı görülmektedir. Bu nedenle yaşa göre boy ve kilo ölçümleri çocukların beslenme durumunu saptamada oldukça önemli ve güvenilirdir.Yetersiz beslenen çocuklarda malnütrisyon görülebilir yani çocuğun büyüme gelişme ve sağlık durumunun standartların altında olması durumudur.Kalori ve proteinden eksik bir beslenme sonucu görülür.Daha çok süt çocuklarında ve küçük çocuklarda rastlanır.Enfeksiyonlar sık görülür ve ağır geçmektedir.

YETERSİZ BESLENEN ÇOCUKLAR İÇİN NASIL BİR BESLENME PROGRAMI HAZIRLANMALIDIR?

Çocukluk çağı  büyüme ve gelişme dönemi olduğu için beslenme çok büyük önem taşımaktadır. Ebeveynlerin çocuklarına  su içmenin önemi ve gerekliliği bilincini aşılamaları ve su içme alışkanlığı edinmelerini sağlamaları gerekmektedir. Çocukların beslenme Programında günlük enerji ve besin ögesi ihtiyacını mevcut beslenme programı ile karşılayabilmesi büyük önem taşımaktadır.İhtiyaçların karşılanamaması durumunda beslenme yetersizlikleri ve bunlara bağlı hastalıklar görülebilir. Beslenme yetersizliği Görülen çocukların   az ve sık beslenmesine dikkat edilmeli, iştahı açık olduğu dönemde de kilo kaybetmemesi için biraz fazla beslenmesi sağlanmalıdır. Çocuklarda Görülen beslenme yetersizliğine sebep olan en büyük sorunlardan bir tanesi de abur-cubur tüketiminin fazla olmasıdır. Gün boyunca zamansız tüketilen aşırı şekerli ve/veya yağlı besinler, çocukların iştahını kapatarak büyüme ve gelişmeleri için gerekli olan esas besin maddelerini almalarına engel olur. Bu durumda ebeveynler çocuklarını beslenme konusunda eğitmeli ve her besin ögesinden beslenebilecek şekilde bir beslenme programı oluşturmalıdırlar.

yetersizzz

 

YETERSİZ BESLENEN ÇOCUKLAR İÇİN NASIL SAĞLIKLI ATIŞTIRMALIKLAR VARDIR?

Çocuklar için gereken atıştırmalıklar sebze, meyve, yağlı tohumlar, süt ve süt ürünlerinden olmalıdır. Buna göre bir değerlendirme  yapılacak olursa çocukların ara öğünlerinde tüm besin gruplarını içeren sağlıklı atıştırmalıklar oluşturulmalıdır. Örneğin; Taze meyveleri yoğurda ekleyerek ya da yağlı tohumlardan olan fındık, ceviz , bademi yoğurda ekleyerek muhallebi kıvamında çocuklara verilebilir. Bunların yanı sıra sebzeler de tek başına sunulabilir. Örneğin; kabuğu soyulmamış salatalık veya bir havuç çocuklara  eğlenceli bir şekilde sunulabilir. Bu sebzeleri bıçak yardımıyla şekillendirerek şirin porsiyonlar haline getirerek eğlenceli atıştırmalıklar yapabilirsiniz. Aynı yöntemi meyvelerde de uygulayabilirsiniz. Çocuklar bu ara öğünleri yerken ebeveynleri de eşlik ederek yemesine teşvik edebilirler. Ebeveynlerin bu konuda sabırlı olması ve özen göstermesi gerekmektedir çünkü çocuklara beslenme alışkanlığı aileden geçip hayatı boyunca devam etmektedir.

yeter

 

 

ÇOCUKLARDA KABIZLIK SORUNLARI VE BESLENME ÖNERİLERİ

KABIZLIK SORUNU NEDİR?

Kız çocuklarda görülen kabızlık sık karşılaşılan bir rahatsızlıktır. En sık görülen şekli, kökeninde psikososyal sorunların yattığı kabul edilen fonksiyonel kabızlıktır. Bağırsak hareketlerinin seyrek ve güçsüz olması ve buna bağlı geçiş yavaşlaması kabızlığa neden olmaktadır. Dışkı sayısı azalması,dışkının sert olması, dışkılama sırasında rahatsızlık, karın ağrıları ve iştah azlığı görülmektedir. Kabızlığın çevresel ve genetik yönü de vardır. Genelde kabızlık sorunu görülen kız çocuklarının ailelerinde de kabızlık problemi yasayan bireyler mevcuttur.Davranışsal yönler de kabızlık sorununun görülmesinde etkilidir. Çocuk sık sık kaka yapamadığı Kabızlık dönemlerinde zorlanmaktadır. Bu zorlanmalar çatlaklara yol açabilmektedir. Çocuk 2 yasından sonra kakasını tutabildiğini farkeder ve kaka yaparken zorlanmamak için kakasını tutmaya baslar ve zaman içerisinde fonksiyonel Kabızlık sorunu görülmektedir.

kabizlikkkkk

ÇOCUKLARDA GÖRÜLEN KABIZLIK NEDENLERİ NELERDİR?

Çocuklarda kabızlık; yetersiz veya yanlış beslenmenin bir sonucu olabilir  ve gün boyu çocuğun tükettiği  gıdalarla yakından ilgili bir rahatsızlıktır. Altta yatan ciddi bir hastalık olmadan olan kabızlıklara fonksiyonel kabızlık denilir. Fonksiyonel kabızlık durumlarına 2. Yaştan itibaren rastlanmaktadır. Kakasını bu yaşta tutmayı öğrenen çocuk oyunu bırakmamak, tuvalete gitmemek gibi nedenlerle kakasını tutarak Devamında kabızlık sorununun yaşanmasına neden olmaktadır. Ailenin yeme alışkanlıklarının kotu olması ve aile bireylerinde görülen kabızlık da çocuğun kabız olmasında etkilidir.Beslenme, kabızlık oluşumunun önlenmesinde önemli yer tutmaktadır.Genel olarak, lifli ve omega-3 yağ asitleri gibi sağlıklı yağlar bakımından zengin gıdalarla beslenmek kabızlığı hafifletebilir.Ağır yağlı, fazla karbonhidrat içeren pilav,makarna gibi besinlerin tüketimi  ve besin lifi içermeyen gıdaların düzenli olarak tüketimi çocukların bağırsak hareketini yavaşlatmaktadır.Çocuklarda görülen kabızlığın önlenmesi için 6.aydan itibaren lifli gıdalara beslenmesinde yer verilmeli ve 1 yaştan önce inek sütü verilmemelidir.Gün  boyu yeterli miktarda su tüketmesi de çocuğun kabızlık  tedavisi için oldukça önemlidir.

kabizlik

 

ÇOCUKLAR KABIZ OLDUĞUNDA NASIL BESLENMELİDİR?

Sıvı alımının arttırılması gerekir. Her şeyden önce su tüketimini arttırmalısınız. Su, sadece vücudunuz için gerekli mineralleri sağlamakla kalmaz bağırsakların çalışması ve dışkının yumuşaması için gereken sıvıyı da sağlar. Burada dikkat edilmesi gereken nokta suyun gazlı içecekler, çay ve kahveden alınmaması, sadece su olarak tüketilmesidir.Sıvı olarak çay tüketilmemelidir.  İnek sütü kabızlığı arttırabildiğinden probiyotik, lif içeren  özel formüller tercih edilebilir.  Doğal lif içeren meyve ve sebze püreleri , süt çocuğuna uygun tahıl ürünleri, 1 yaşından büyük çocuklarda tam buğday ekmeği, tahıllar, kabak,kereviz, pırasa,ıspanak gibi lifli sebzeler ,kayısı,erik, armut gibi meyveler  ve zeytinyağı diyette bulunmalıdır.

 

KABIZ OLAN KIZ ÇOCUKLAR NE YEMEMELİDİR?

Kabız olan çocuklarda beslenme büyük önem taşımaktadır. Kabız olan çocuklar muz, patates, pirinç unu,pirinçli gıdalar, pilav ,nişasta ve beyaz ekmeği tüketmemelidirler.

Ailenin beslenme alışkanlıkları da kabız olan çocuğun beslenmesine uygun olacak şekilde düzenlenmelidir.  Ağır yağlı, işlenmiş ve besin lifi içermeyen gıdaların tüketimi bağırsak hareketini yavaşlatacağından tüketilmemelidir.Kabız olan çocuklarda mutlaka su tüketimi arttırılmalıdır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta suyun gazlı içecekler ve  çaydan değil sadece su olarak tüketilmesini sağlamaktır. Kabız çocuklara verilecek inek sütü günde 500 ml nin üstüne çıkmamalıdır. İnek sütü yerine kabız çocuklara keçi sütü veya soya sütü verilebilir.Çocuğun bol lifli beslenmesi sağlanmalı yüksek lif ve sorbitol içeren besinlere beslenmesinde yer verilmelidir. Örneğin; meyvelerden erik, elma, armut,Kayısı sebzelerden lahana,kabak,kerevize çocuğun beslenmesinde mutlaka yer verilmelidir.

pilavkızartma

ÇOCUKLARDA KABIZLIK TEDAVİ EDİLMEZSE NE OLUR?

Çocuklarda genel olarak fonksiyonel kabızlık dediğimiz altta yatan ciddi bir hastalık olmadan Oluşan ve tedavisi mümkün olan kabızlık sorunu görülmektedir. Fonksiyonel kabızlık uğraşması zor aynı zamanda tedavisi uzun zaman alabilen bir sorundur. Bu durumda ailelere tuvalet alışkanlığı eğitimi verme, beslenme düzenini oturtma ve tedavi Sürecinde her daim bilinçli olma görevi düşmektedir. Aileler bu durumda karamsar olmamalıdır çünkü fonksiyonel kabızlık sorununun tedavisi uzun da olsa muska tedavi edilebilir. Tedavi edilemeyen fonksiyonel  olmayan kabızlıklarda cerrahi müdahale olabilir.

 

ÇOCUKLARDA TUVALET EĞİTİMİ VE KABIZLIK ARASINDA NASIL BİR İLİŞKİ VARDIR?

Küçük çocuklarda bazen okul, bazen arkadaşları veya ailelerinden kaynaklanan tuvalete gitmeme sorunları meydana gelmektedir. 2 yaşından sonra kakalarını tutmayı öğrendikleri için oyun oynarken ya da psikolojik olarak kendilerini tuvalette rahat hissetmeme gibi durumlardan dolayı tuvalete gitmek istemediklerinde kakalarını tutarak kabızlık sorunu görülebilir. Bu durumda ebeveynlere çocuklarına tuvalet alışkanlığı kazandırma konusunda büyük bir görev düşmektedir.

Tuvalet alışkanlığı kazandırmada çocuğa tuvalet eğitimini doğru vermek en çok dikkat edilecek konu olmalıdır.2.5 yaşın altındaki kız çocuklar genelde tuvalete oturmayı reddederler.  Bu çocuklar yeniden bezlenmeli barsak fonksiyonları düzelince tuvalet eğitimine yeniden başlanmalıdır.  Büyük çocuklar yemekten sonra    günde 3-4 kez 3-5 dakika tuvalete oturtulmalıdır.

kb

 

YAŞAM KAYNAĞIMIZ SU

Günlük hayatta hem  insanların, hem de ayrımsız tüm canlıların hayati fonksiyonlarını sürdürmelerini sağlayan en önemli içecektir. Besinlerin sindirimi, emilim ve hücrelere taşınmasında, hücre, organ ve dokuların düzenli çalışmasında, zararlı maddelerin vücuttan atılmasına, vücut ısısının denetiminde ve daha sayılamayacak kadar çok işleve sahip olan su en temel yaşam kaynağımızdır.

suhh

GÜNLÜK SU İHTİYACI

Uzmanlara göre günlük su ihtiyacı kişilere göre değişebilmektedir. Kişilerin günlük su ihtiyacı genel olarak bayanlarda 8 bardak, erkeklerde ise 10 bardak kadardır. Yine kişiye göre bu sayılar -1 veya +1 olarak değişebilir. Mevsim şartları ise bu sayıları fazlası ile değişebilmektedir. Örneğin sürekli terlediğiniz sıcak bir yaz gününü yaşıyorsanız, günlük su ihtiyacınız daha fazla olacaktır. Ancak bu; kışın terlenmediği için çok az su yeterlidir demek değildir. Kış aylarında da günlük su ihtiyacını giderecek kadar su içilmelidir. Yani kış aylarında su içmek için, ille de susamayı beklememelisiniz. Zayıflamak için günde 8-10 bardak su içmek yararlı olur.

SUYUN ZAYIFLATMA ÖZELLİĞİ VAR MIDIR?

Aslında suyun direk zayıflatma gibi bir özelliği yoktur. Yani istediğim kadar yiyeyim ama su içip zayıflayayım şeklinde bir düşünce söz konusu olamaz. Suyun en büyük faydalarından bir tanesi metabolizmayı hızlandırmasıdır. Bu da dolaylı olarak zayıflamayı tetiklemekte ve şişmanlamayı önlemektedir. Suyun zayıflamadaki en büyük etkilerinden biri ise, geçici tokluk hissi vermesidir. Yani su içtiğinizde geçici bir tokluk hissi yaşar böylece yemek yerken daha az yemek yemiş olursunuz. Yani kısa bir süre sonra tekrar açık hissini yaşayabilirsiniz. Zayıflamak için diyet yapanlar genellikle kahvaltı öncesinde ve diğer öğünlerin öncesinde 1-2 bardak su içerler. İşte bunun sebebi, sofraya oturmadan önce mideye tokluk hissi vererek az yemek, böylece zayıflamaktır.

suuuuu

SU YERİNE GEÇEN İÇECEK VAR MIDIR ?

Vücudun olmazsa olmazı, hücrelerin hayati fonksiyonları yerine getirebilmesini sağlayan en önemli madde sudur. Vücuttaki birçok rahatsızlığın, eksikliğin nedeni az su içmektir. Su içmeyi sevmeyen insanlar sıvı oranı yüksek meyvelerden, çay, kola, meyve suyu gibi içeceklerden su ihtiyaçlarını karşıladıklarını söylerler. Halbuki bu yanlış bir düşüncedir. Çünkü suyun yerini tutması için, su ihtiyacını karşılamak için başka sıvı içeren gıdalar tüketilemez. Hepsinin yeri ayrıdır. Su ihtiyacını karşılamak için asitli içecekler tüketmek, gün içinde çok fazla çay ve kahve tüketmek zaten zararlıdır. Suyun vücuttaki görevleri ve cilde olan faydaları görmezden gelinemeyecek kadar çok fazladır. Bu yüzden su ihtiyacını karşılamak için düzenli olarak su içilmelidir.

Kafeinli içecekler suyun yerini tutmadığı gibi vücuda gereksiz kalori ve şeker girmesine neden olur. Aynı şekilde kafeinli içecekler de suyun yerini tutmazken vücuttaki suyun atılmasına neden olur. Asitli içecekler de mideye rahatsızlık verir ve vücut midedeki asidin etkisini azaltmak için suya ihtiyacı vardır. Su içmeyen birinde ise bu su ihtiyacı bünyeden karşılanmak zorunda kalınır. Vücut sıvısı azaldıkça kişide yorgunluk, dikkat güçlüğü, halsizlik görülmeye başlanır.Vücut ağırlığımızın yaklaşık % 60 ’ını su oluşturur.
Günlük su ihtiyacının  bilinmesinde en basit yöntem, vücut ağırlığının her bir kilosunu 30 ml ile çarpmak. Mesela ortalama 70 kg bir insan normal şartlar altında günde 2-2.5lt sıvı tüketmelidir.

SU İÇMEZSEK !!!

Su vücudunuzdaki en önemli enerji kaynaklarındandır. Susuz kalmak  vücudu yavaşlatan enzimatik aktiveteye sebep olarak yorgunluk ve halsizliğe yol açar.Vücut susuz kaldığında kolestrol seviyesini arttırarak hücreden daha fazla su kaybını önlemeye çalışır.Su ve alkali (kalsiyum ve magnezyum) minerallerin eksikliği gastrit, ülser ve reflü gibi birçok sindirim sistemi problemine yol açar.Toksin ve atık asit birikimi bakterilerin gelişmesi için ortam sağlar, buda böbrek ve mesanede inflamasyon, ağrı ve enfeksiyona daha yatkın olması ile sonuçlanır.Vücudunuz etkin bir şekilde toksinleri elimine edemez ve yağ hücrelerinin içinde saklar. Bunun yanında eğer vücut yeterli su ile toksinlerin güvenli bir şekilde atamıyor ise yağ hücresini serbest bırakmaz.

Hayatımızın vazgeçilmez yegane içeceği olan  suyu içmeyi alışkanlık haline getirmemiz hem sağlığımız açısından hem de zayıflamaya yardımcı olması açısından faydalı olacaktır.

 

CEVİZ

ceviz

Ceviz, pek çok faydalı besini ve sağlıklı yağları bünyesinde bulunduran çok lezzetli bir atıştırmalıktır.Ceviz, besin değeri oldukça yüksek bir besindir. İyi bir bitkisel protein kaynağı olmasının yanı sıra, omega-3 kaynağıdır. Omega-3 içeriği ile, vücudu iltihaplanmaya karşı korumakla kalmaz kalp sağlığı üzerinde de olumlu etkiler gösterir. Bilimsel araştırmalarla saptanan kan kolesterolünü düşürücü etkisi, damar sağlığının korunması açısından oldukça önemlidir. Ceviz aynı zamanda beynin besini olarak da adlandırılır. Bunun sebebi; çocuklarda beyin gelişimini destekleyen omega-3 yağ asitlerinden zengin olmasıdır. Manganez ve bakırdan, aynı zamanda B vitaminlerinden ve liften zengindir. 30 gramı, 163 kalori içerir. Cevizde ve ceviz yağında bulunan protein, B6 ve E vitaminleri, potasyum, magnezyum, bakır ve çinko genç kalmamıza yardımcı bileşenlerdir. Cilt ve kalp sağlığı için büyük öneme sahip yağ asidi bakımından ceviz yağı son derece zengin bir kaynaktır.

FAST FOOD BESLENMENİN ZARARLARI

Günümüzde çok yaygın olarak tüketilen ve hızlı tüketimi açısından çok fazla tercih edilen bu beslenme şekli hem sağlığa zararlı hem de kilo almaya sebep olabilecek fast food yemeklerdir. Fast food beslenirken doymuş yağları fazlasıyla vücudumuza almış oluruz ve posa, vitamin, mineral bakımından eksik bir beslenmemiz olmuş olur. Hem kilo almamıza sebep olur hem de fast food besinlerin besin değerleri düşük ve yağ oranları çok fazla olmasından dolayı sağlığı tehdit edici etkiler gösterir.Kalp damar hastalıklarının oluşum riskini hızlandırır ve bağışıklık sistemine olumsuz etki göstererek hastalıklara daha kolay yakalanmamızı sağlar.

hamburger

Yenilen fast food yiyeceklerin kalorilerine bakalım ;

Hamburger + patates kızartması + kola = 580- 900 kalori

Cheeseburger + patates kızartması + kola = 600- 730 kalori

Ekmek arası döner + kola = 620- 650 kalori

Fast food beslenmenin doğurduğu sonuçlar ;

-Yüksek tansiyon

-Obezite

-Bölgesel yağlanma

-Sinirlilik ve hırçınlık

-Kemik erimesi riski

-Çocuklarda gelişim bozukluğu ve çocukluktan başlayan obezite

 

 

ELMALI, YULAFLI SMOOTHİE

Yazın yaklaştığı bu aylarda hem diyette olanlar için hem sağlıklı beslenenler için vazgeçilmez bir içecek çeşidi SMOOTHİEE :)
Malzemeler:
1 det kırmızı elma
1 küçük muz
1/2 bardak yulaf ezmesi
1/2 kaşığı toz tarçın
1 bardak light yoğurt
applepiesmoothie

Hazırlanışı:
Elma ve muzu  bölün ve diğer malzemelerle birlikte blenderdan geçirin. Elmanın kabuğunu soymayın, sadece ortasındaki çekirdekleri ve çekirdek yatağını temizleyin. Çok yoğun bir smoothie elde ettiyseniz biraz badem sütü ya da su ekleyebilirsiniz. Eğer soğuk bir içecek yapmak istiyorsanız diğer malzemelerle birlikte blendera biraz buz koyabilirsiniz.

AFİYET OLSUN…

YAZ MEYVELERİ VE FAYDALARI

Yaz geliyorr :) Hepimiz ufaktan yaza hazırlığa başladık değil mi ? Yaz meyveleri ve faydalarına değineceğim.

Yaz aylarında  birbirinden renkli, lezzetli  her renginde bize ayrı bir tat ve mutluluk veren,yarar sağlayan besleyici meyveler bulunmaktadır. Yaz aylarına yaklaştıkça yaz meyvelerinin lezzetli ve formda kalmayı sağlayan özellikleri sebebiyle tercih edilmesi çok doğru fakat porsiyon miktarlarına da dikkat etmemiz şart!!!

Porsiyon miktarlarına dikkat edilmediği takdirde kilo vermek yerine kilo alabilirsiniz. Çünkü bir porsiyon meyvede, neredeyse ekmekteki kadar karbonhidrat bulunabiliyor. Önemli olan doğru zamanlarda porsiyon miktarlarına dikkat ederek tüketmeniz. Meyvenin miktarında bilinçsiz porsiyon tüketimleri  fazla enerji alımına neden olabiliyor. Bu da kilo vermek yerine kilo alımına sebep oluyor.Bunun yanında yaz meyve ve sebzelerinin metabolizmaya çok faydaları vardır.

1.ÜZÜM

Üzüm, asmagiller  familyasının Vitis cinsinden sarılgan bitki ve yeryüzünde kültürü yapılan en eski meyve türlerindendir. Dünyanın en yaygın olarak sevilen meyvelerinden biri olan üzüm, besin değerleri bakımından oldukça zengindir. Bol miktarda B vitaminleri ile C vitamini içeren üzüm, E vitamini ile potasyum, kalsiyum, sodyum, fosfor, demir, magnezyum ve kükürt minerallerini de içinde barındırır.Üzüm asmasının glikozca zengin olan meyvesidir. Birçok çeşidi vardır. Taze veya kuru halde yenir. Bir kilogram üzüm, içerdiği besin değerleri açısından, 1.150 litre süt, 390 gram et ya da 1.2 kilogram patatese eşdeğerdir.üzüm

2.ÇİLEK

Çilek  gülgiller  familyası içinde yer alan bir bitki cinsi ve bu cins içinde yer alan türlerin meyvelerinin ortak adıdır. Çilek kendine has kokusu olan, kırmızı ve pembe ağırlıklı renklere sahip bir bitki ve oldukça yararlı ve besleyici bir meyvedir. Çilek bol miktarda demir ve fosfor içermektedir. Aynı zamanda B, C ve K vitamini açısından da oldukça zengindir. Çilekler, değerli C vitamini kaynağıdır.Çilek vücuda dayanıklılık ve enerji verir. Kolesterolü düşürücü ve damar tıkanıklığını önleyici özelliğide vardır. Aynı zamanda çok iyi bir antioksidan olan çilek bağışıklık sistemini güçlendirerek kansere karşı koruyucudur. Sindirim sisteminin düzenli çalışmasına oldukça yarar sağlar. Bağırsak kurtlarını döker, idrar söktürür ve vücuttaki zararlı maddeleri vücuttan atar. Kanı temizler. Diş etlerini güçlendirir ve ağız kokusunu giderir.çilek

3.ŞEFTALİ

A, B ve C vitaminlerini aynı anda bünyesinde barındıran şeftali, vitamin ve potasyum deposudur. Mineraller bakımından da oldukça zengindir. Bol sulu ve tatlı olması ile de rağbet gören besin kaynağını, kışın farklı biçimlerde kullanmakta mümkündür. Reçel, komposto, marmelat, meyve suyu haline getirerek tüketebilinmektedir. Fakat mevsiminde ve taze olarak yenmesi daha fazla yarar sağlayacaktır. Şeftali vitamin C içeriğinden ötürü zararlı serbest radikallere ve enfeksiyonlara karşı savaşır. Ultraviole ışınlara karşı cilt üzerinde koruyucu etki vardır.Şeftali beta karotenden zengindir. Vücutta A vitaminine dönüşür. Sağlıklı görme fonksiyonları için gereklidir, körlük ve kseroftalmi gibi çeşitli göz hastalıklarını önler.şeftali

4.KARPUZ

Karpuz güçlü bir antioksidandır. C ve A vitaminleri açısından zengin olan karpuzda güçlü antioksidanlar bulunur.Karpuzda likopen adı verilen antioksidan  bol miktarda bulunur. Bu antioksidanlar vücutta dolaşırken zararlı maddeleri etkisiz hale getirir. Bu zararlı maddeler kolesterolün kan damarlarına yapışmasına neden olur.Kalp krizine yol açabilir. Karpuzdaki antioksidanlar bu maddelere karşı savaşır. Likopen karpuzda da bulunan ve meyveye kırmızı rengi veren bir antioksidandır. Likopen prostat kanseri riskini azaltır.Kalorisinin düşük olmasına karşın, karpuzun “sınırsız” tüketilmesinin de söz konusu değildir. Diyet yapanlar tüketecekleri karpuzun miktarının ölçülü olmalıdırlar. Orta büyüklükte bir karpuzun 8’de bir diliminde yaklaşık 45 kalori vardır. Bu miktar bir porsiyon için yeterlidir. karpuz

 

 

YOĞURT SOSLU FIRINDA MANTAR

MALZEMELER:

10 adet mantar

2 domates

1 çay bardağı su

Karabiber (yarım çay kaşığı)

Light yoğurt (isteğe bağlı olarak miktarı ayarlanabilir)

2 diş sarımsak

2 sivri biber

HAZIRLANIŞI:

Çok pratik ve çok zaman harcamadan yapılabilecek  az kalorili ama gerçekten lezzetli bir tarif :)  Mantarlarımızı temizleyip fırın kabına yada borcama yerleştiriyoruz ortasına domatesleri büyük büyük kesip yerleştiriyoruz.Ne kadar çok kulanacağınız sizin damak zevkinize göre değişir isterseniz sivri biber de doğrayabilirsiniz. Üzerine biraz tuz biraz karabiber serpip su döküp fırına veriyoruz. Su altı yanmasın diye ve daha yumuşak olmasına yardımcı olacaktır fazla suya gerek yok altını kapatacak kadar olsun yeterli. 200 derecede 25 dakika kadar fırına verin. Sıcak sıcak servis edin ve üzerine sarmısaklı yada sade yoğurt dökün ve pul biberi serpin.

Afiyet olsun…

UNSUZ YULAFLI KURABİYE

yulaflı kurabıye

MALZEMELER:

-1 su bardağı yulaf ezmesi

-1 yumurta

-1 küçük muz

-4 kuru kayısı

-4 çekilmiş ceviz

-Kuru üzüm

-1 paket kabartma tozu

-1 tatlı kaşığı pekmez

HAZIRLANIŞI:

Yumurtanın akını köpürene kadar çırpın.Muzu çatalla ezin, kayısıları minik küpler halinde doğrayın.Tüm malzemeleri kaşıkla karıştırın üzerinde biraz pekmez gezdirin, tekrar karıştırın.Kaşık yardımıyla fırın tepsinize dizin.190 derece ısıtılmış fırında 15 dakika pişirin. Hem lezzetli hem de az kalorili  sağlıklı kurabiyelerimiz diyete uygundur :)

AFİYET OLSUN :)

BROKOLİLİ OMLET

broccoli-feta-omlet-1991656-x
Malzemeler  

Brokoli

3 adet yumurta

Zeytinyağı

1 yemek kaşığı yulaf kepeği

1 yemek kaşığı

Bir tutam dereotu

100 gr light beyaz peynir

Kırmızı toz biber

Karabiber

Hazırlanışı
Brokolileri küçük çiçeklelere ayıralım. Sıcak suda hafif yumuşayana kadar bekletelim.

Bir tavaya zeytinyağı koyup, brokoliyi ekleyerek, hafif soteleyelim.Bir yandan bir kaseye 3 adet yumurtayı kırıp, iyice çırpıp üzerine 1 yemek kaşığı yulaf kepeği ve baharatları ekleyip, tekrar çırpalım. Daha sonra ince ince kıyılmış dereotu, ezilmiş beyaz peynir ilave edip, karıştıralım.

brokoli

Sotelenen brokolilerin üzerine yumurtalı karışımı döküp, bir kere karıştırıp tavanın kapağını kapatıp, omleti kısık ateşte pişirelim.

Omlet piştikten sonra servis tabağına alıp, dilimleyerek, sıcak olarak servis edebilirsiniz.Afiyet olsun.